Bir tutuklama nedeni olarak tanık, mağdur veya başkalarına baskı yapılacağı şüphesi

Bir tutuklama nedeni olarak tanık, mağdur veya başkalarına baskı yapılacağı şüphesi

Tutuklamaya ilişkin kararlarda tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılacağı yönündeki kuvvetli şüphe bir gerekçe olarak açıkça ya da CMK m. 100,II/b,2’ye yapılan göndermelerle sıkça ifade bulmaktadır. Ancak uygulamada tutuklama kararlarında “kuvvetli şüphenin” varlığına, kuvvetli şüpheyi taşıyan hâkimin bu kanaatine sanığın sergilediği hangi söz ve davranışların etki ettiği gerekçelerde gösterilmemektedir. Uygulamada ortaya çıkan bu durum mağdur tarafın devamlı yeni tanıklar ileri sürmek ve baskı altında olduklarını beyan etmek suretiyle tutukluluk halinin devamının sağlanmaya çalışması gibi kötü niyetli girişimlere neden olmaktadır. Ortaya çıkardığı sonuç nedeniyle mahkemelerin özellikle yeni tanıklar ve baskı iddiaları konusunda temkinli olmaları gerekir.

Devamını oku hakkındaBir tutuklama nedeni olarak tanık, mağdur veya başkalarına baskı yapılacağı şüphesi

Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi

Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi

AVUKATIN UZLAŞMA SAĞLAMA YETKİSİ ÖNAvukatlık Kanunu’nda  2001 yılında yapılan değişiklikle mevzuatımıza giren “uzlaşma sağlama” (Av. K. m. 35/A) avukatlık hukukunda bu güne kadar  bir uygulama sorunu olarak varlığını korumuş, özellikle Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı gündeme geldiğinde hiç olmadığı kadar popüler olmuştu. Arabuluculuk kurumunun avukatlık üzerindeki muhtemel etkilerini içgüdüsel olarak sezen avukatlar, can havliyle kuruma karşı çıkma ve gereksizliğini ispat etme çabasına girişmişlerdi. Bunu yaparken arabuluculuk konusunda zaten bilgili ve yetenekli olduklarını da ifade etmeleri gerekiyordu.

Devamını oku hakkındaAvukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi

Son arama kelimeleri:

  • https://www samildemir av tr/avukat/ankara-barosu/
İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davalarında bazı bozma nedenleri

İzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davalarında bazı bozma nedenleri

Davada Taraf Teşkili Açısından

Ortaklığın giderilmesi davasında tapu paydaşları sağ ise kendilerinin, ölmüş iseler ilgilisinden alınacak veraset belgesine göre tüm mirasçılarının davada yer alması gerekir. Miras bırakan ve tüm mirasçıların nüfus kayıt bilgileri ve adresleri araştırılmalı, bu bilgilerin elde edilebilmesi için bütün yollar tüketilmelidir. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Bu yapılmadan dosyada bulunan güncel olmayan veraset ilamı üzerinde hüküm kurulması mümkün değildir[1]. Taşınmaz üzerinde intifa hakkı bulunması halinde bu hak sahibinin de davaya dâhil edilmesi zorunludur.  İntifa hakkı sahibinin usulüne uygun şekilde davaya katılması sağlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulması bozma nedenidir[2].

Devamını oku hakkındaİzale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi) davalarında bazı bozma nedenleri

Son arama kelimeleri:

  • https://www samildemir av tr/2011/05/izale-i-suyu-ortakligin-giderilmesi-davalarinda-bazi-bozma-nedenleri/
  • izaleyi şuyu davası nasıl engellenir
  • izale i şuyu satış iptali
  • izaleyi şuyu
  • ortaklığın giderilmesi davası
  • ortakligin giderilmesi
  • izale i şuyu
Uygulamada muris muvazaası davaları

Uygulamada muris muvazaası davaları

Muvazaa; bir hukuki ilişkinin taraflarının üçüncü kişileri aldatmak amacı ile gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak konusunda anlaşmaları şeklinde tanımlanabilir. Muris muvazaasında görünürdeki işlem tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığından, kural olarak herhangi bir sonuç doğurmaz. Muvazaada görünüşteki işlemin geçersiz olması, tarafların gerçek niyetlerinin bu yönde olmasından kaynaklanmaktadır. Muvazaada genellikle görünen işlemin altına saklanan gerçekleştirmek istedikleri gizli sözleşme geçerlidir. Fakat muvazaada, gizli işlemin geçerliliği şekle bağlıysa ve bu gizli işlem şekle uygun yapılmamışsa, görünürdeki işlemin yapılması sırasında kanunun düzenlediği şekilde işlem yapılması, gizli işlemdeki şekle aykırılığı ortadan kaldırmaz. Bu durumda, görünürdeki işlem tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığından için gizli işlem de şekle aykırılıktan dolayı geçersiz olacaktır.

Devamını oku hakkındaUygulamada muris muvazaası davaları

Son arama kelimeleri:

  • muris muvazaası
  • https://www samildemir av tr/avukat/gizli-bagis-sozlesmesi/