3 Soruda Arabuluculuk Kariyeri

1- Arabuluculuk nedir ve neden önemlidir?

Arabuluculuk, uyuşmazlık yaşayan kişilerin, tarafsız bir üçüncü kişiden yardım alarak aralarındaki konuları müzakere ettikleri bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Arabuluculuk devlet yargısına ve tahkime bir alternatif değil tarafların mutabık kalması halinde iyi bir seçenek olarak kabul edilmektedir. Arabuluculuk çoğu Avrupa ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kanunla düzenlenmiştir. 6325 sayılı kanun arabuluculuğun ilkelerini, tarafların ve arabulucunun hak ve yükümlülüklerini ve sürecin işleyişini ve sonuçlarını sade bir dille düzenlemiştir. Genel olarak tarafların üzerinde sulh olabilecekleri ve feragat edebilecekleri uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir. Bu uyuşmazlıklar kanunun deyimiyle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklardır. Örneğin işçi-işveren uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar, kira uyuşmazlıkları, tüketici uyuşmazlıkları, boşanmadan sonraki aile uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlidir. Buna karşın çözümü için mutlaka mahkeme kararına ihtiyaç duyulan boşanma gibi uyuşmazlıklarla çekişmesiz yargı işleri ve aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Arabuluculuk, tarafların uyuşmazlıklarını kendileri kadar iyi bilmeyen ve kendileri kadar iyi çözüm üretemeyecek yargıya terk etmek yerine kendi çözümlerini kendi üretebilecekleri ve iki tarafı da mümkün olduğunca memnun edebilen çözümlere ulaşılabilecekleri bir yol olduğu için önemlidir. Öte yandan ekonomik ve hızlı olması ve ilişkileri koruması yargı yoluna göre en önemli yanıdır.

2- Arabulucu olmanın zorlu taraflarına değinebilir misiniz?

Arabuluculuğa dair zorluk arabuluculuğu kabullenmekten başlar. Tecrübeli hukukçular ve özellikle avukatlar mesleki yaşantılarını bir uyuşmazlığın tarafı olan müvekkillerini en iyi şekilde savunmak üzerine kurguladıklarından taraf olma alışkanlığı edinirler. Haliyle kendisinden yüksek bir tarafsızlık beklenen arabulucu olmayı düşündüklerinde taraf olma alışkanlıkları en büyük zorluk olarak karşılarına çıkar.

Arabuluculuğun ikinci zorluğu arabuluculuk eğitiminde karşılaşılır. O zamana kadar okuyarak bilgi edinme ve bunu çoğunlukla yazılı olarak hayata geçirmeye odaklanan hukukçular, arabuluculuk eğitiminde öğrendikleri becerileri fiilen uygulamaya geçirmeye çalışırlar ve arabulucunun sadece bir bilgi mesleği değil bilgiyi uygulamaya geçirme mesleği olduğuyla yüzleşirler. Çoğu arabulucu adayı eğitim tamamlandığında açık uçlu soruyu tanımlayabilir, tanıyabilir ama yerinde ve zamanında soramaz. Bu bilgi zamanla ve alıştırma yaparak uygulamaya geçirilebilir.

Arabuluculuk eğitimin steril ve gözlenen ortamından çıkan arabulucular mesleğe başladıklarında geliştiremedikleri becerilerinin yokluğunda arabuluculuk yapmaya çalışırlar. Bu durum onları çok zorlar ve çıkış yolu olarak en aşina oldukları hakim gibi davranmaya başlayabilirler. Bu sürece etkilerinin sınırlı olmasına ve uyuşmazlığa sadece şahitlik etmelerine neden olur. Ancak becerileri ısrarla ve kendini zorlayarak uygulamaya çalışan arabulucular, bilgiyi uygulamaya geçirme eşiğini geçerler.

Arabuluculuk için gereken beceriler, eğitim ve alıştırmayla kazanılabilir. Ancak iyi arabulucu olmak için bazı insanlarda doğal olarak bulunan özellikler başarılı olmalarını kolaylaştırır. Zeki, esnek, eleştirilere açık, iyimser, sevecen, sabırlı ve lider kişilikli insanlar arabuluculuğu doğal olarak iyi yapabilirler. Bu ve benzeri kişilik özelliklerine sahip olmayan kişilerin arabuluculuk yaparken daha çok çaba göstermeleri ve daha çok alıştırma yapmaları gerekir. Haliyle bahsettiğim özelliklere sahip olmayanlar bakımından arabuluculuk zor bir meslek olabilir.

3- Arabulucu olmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Arabulucular, insanların stresli uyuşmazlıklarının çözümünde onlara yardımcı olan kişilerdir. Bu onların kendilerini iyi tanıyan ve sürece liderlik edebilecek, kendiyle barışık kişiler olmalarını gerektirir. Arabuluculuk ekonomik kaygılarla yapılması zor bir iştir. Çünkü bu becerileri isteyerek kazanmayan kişilerin gerektiği gibi uygulaması potansiyeli zayıftır. Arabulucu olmak isteyen hukukçular öncelikle arabulucularda olması beklenen kişilik özelliklerini araştırmalı ve bunların kendilerinde olup olmadığını denetlemelidir. Bu özelliklere genel olarak sahip olduğunu düşünen kişiler, arabuluculuk müfredatının sağladığı bilgilerle yeterli hale gelebilirler.

Arabulucu olmak isteyen hukukçuların, meslekte katı alışkanlıklar edinmeden, beş yıllık mesleki tecrübeyi kazanır kazanmaz sisteme dahil olma girişiminde bulunmasını öneririm. Böylece gereken öğrenme ve değişim süreci kolay atlatılabileceği gibi zaman geçtikçe daha zor girilebilecek mesleğe daha uygun şartlarda dahil olmaları mümkün olabilir.

Son arama kelimeleri:

  • ara bulucu ne işe bakar
  • Ara bulucu ne işe yarıyor

Facebook yorumları

adet yorum

Powered by Facebook Comments

Avukat, Arabulucu Şamil Demir (LL.M, MCIArb) 1976 Yılında Ankara’ da doğmuştur. 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden, 2011 yılında Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk yüksek lisans programından mezun olmuştur. 1998 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. 14.11.2013 tarihinden bu yana Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Siciline kayıtlı arabulucudur. İngilizce bilmektedir. Evli, bir çocuk babasıdır. Şamil Demir, şu kurumlara üye ve akreditedir: - Ankara Barosu (Sicil No: 13560) Türkiye Barolar Birliği (Sicil No: 43868) - Adalet Bakanlığı HİGM Arabuluculuk Daire Başkanlığı (Sicil No: 0002) - Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği (Başkan) - Chartered Institute of Arbitrators (MCIArb, Mediator Member: 36195) - International Mediation Institute, Certified Mediator Mediators Beyond - Borders International, Member World Mediation Organization, Fellow

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir