Türkiye ‘de Yatırım Ortaklıkları

Türkiye ‘de Yatırım Ortaklıkları

GİRİŞ

Yatırım ortaklıklarının inceleneceği bu çalışmada aşağıdaki başlıklar ele alınacaktır:

  • Yatırım ortaklıklarının tanımı, kısa tarihçesi
  • Yatırım ortaklıklarının işlevleri ve kuruluş şartları
  • Yatırım ortaklıklarının yönetim ilkeleri ve yapamayacakları işler
  • Yatırım ortaklıklarının kar dağıtımı ve bilgilendirme zorunluluğu

Gelecek kaygısıyla saklanan değerler, ticari kazançlar ve birikimler gerek değerlerinin korunması gerekse işletilmeleri suretiyle yeni değerler yaratılması ihtiyacı, yatırım yapmanın da gerekliliğini doğurmuştur. İnsanlar ve tüzel kişilikler tercihlerine göre gayrimenkule, devlet veya özel şirket tahvillerine, kıymetli madenlere, hisse senetlerine yatırım yapabilmektedirler. Ancak bu yatırım araçlarının her birindeki kendine özgü riskler ve piyasalardaki dönemsel dalgalanmalar yatırımın korunması için uzmanlaşmış kurumları ihtiyaç haline getirmiştir. Gerek birikim miktarının azlığı gerekse bu birikimi değerlendirme konusundaki bilgi eksikliği kişileri bu uzman kişi ve kurumlar aracılığı ile yatırım yapmaya yönlendirebilmektedir.
Küçük tasarruf sahiplerinin sermayelerinin uzman kişilerce riskin dağıtılması ilkesine uygun olarak değerlendirilmesi, bunların sermayelerini bir araya getirmeleri ile, yani müşterek yatırım ile sağlanmaya çalışılmaktadır[1].
Adı geçen bu müesseseler kendilerine emanet edilen sermaye ile uygun yatırım yapmakta ve aynı zamanda sermaye sahiplerini de toplam sermaye ve gelirine ortak etmektedirler[2].

Türk hukukunda yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları olarak karşımıza çıkan bu müesseselerin amaçları, yatırımcılardan toplanan paraların uzman portföy yöneticileri eliyle, azami gelir amaçlanarak, riskleri mümkün olduğunca dağıtılarak değerlendirilmesi olmakla birlikte, bu iki kurum, yatırımcılarıyla olan ilişkilerinin hukuki niteliği açısından farklılıklar arz ederler.

Devamını oku hakkındaTürkiye ‘de Yatırım Ortaklıkları

Kutsal saydığımız değerler üzerine yemin

Kutsal saydığımız değerler üzerine yemin

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) alıştığımız birçok şeyi değiştiriyor. Bunlardan en göze çarpanlardan birisi de delil olarak yemin teklifi ya da tanıklık öncesinde yapılması gereken yeminin metnindeki değişiklik. Hakimin yemin teklifi ve yemin edecek kişinin yemini şöyle olacak: Hakim: “Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün […]

Uygulanmayan sicil afları

Uygulanmayan sicil afları

Ülkemizin aflar cenneti olduğunu söylemek yanlış olmaz. 2 – 3 yıl arayla çıkarılan aflarla, kredi borçları, protestolu senet, karşılıksız çek ve takibe düşmüş krediler nedeniyle Merkez Bankasına bildirilen kişilerin kayıtlarının silinmesi için kanun çıkarılır. Yeniden kredi kartı, çek ve kredi almak isteyen vatandaşlar daha önce taleplerini sicilleri nedeniyle reddetmiş olan bankaların yoluna düşerler. Evet, Merkez […]

Hukuk Bürosu mu, avukatlık bürosu mu?

Hukuk Bürosu mu, avukatlık bürosu mu?

Sokakta yürürken kafamızı kaldırıp tabelalara baktığımızda bir çok “hukuk bürosu” tabelasıyla karşılaşıyoruz. Kimilerinde hukuk bürosu ibaresinden sonra sadece bir avukatın adı, kimilerinde ise büroda çalışan avukatların isim listesi bulunuyor. Bu uygulama o kadar yaygın ki neredeyse olağan kabul edilmekte. Ancak yürürlükte olan “reklam yasağı yönetmeliği” miz bu durumu da düzenliyor ve yasaklıyor…: TBB Reklam Yasağı […]