Mahatma Gandhi de bir avukattı

Bir avukatın asıl görevinin taraflar arasındaki anlaşmazlıkları gidermek olduğunu kabul ediyorum. Avukat olarak çalıştığım yıllar boyunca, zamanımın büyük bir bölümü, sayısız davada özel uzlaşmalar sağlamakla geçti. Bu yüzden hiçbir şey, hatta para bile yitirmediğim gibi, ruhumu da yitirmedim.
Avukat Mahatma GANDHI
Mahatma Gandhi‘yi bütün dünya Hindistan’ın milli ve dini lideri olarak tanır. Oldukça etkileyici birkaç sözüyle karşılaştıktan sonra Gandhi ile ilgili bir kitap okumak için arayışa giriştim. Bu arayış pek de uzun sürmedi çünkü kendisinin kaleme aldığı “Bir Özyaşam Öyküsü” kitabına ulaştım. Bu kitapta çocukluğundan başlayarak hayatını anlatıyordu. Anlatımı çok sade ve samimiydi. Olayları anlattığı kadar kendi iç dünyasını paylaştığı bir kitaptı. Bu kitabı okuyuncaya ve kitapta Gandhi Londra’da hukuk okumaya başlayıncaya kadar onun da bir “Avukat” olduğu hakkında bir bilgim yoktu. O andan itibaren kitabı bir dini ve milli liderin değil aynı zamanda bir meslektaşımın yazdığı kitap olarak okumaya devam ettim.
Koruyucu avukatlık nedir? Ticari sözleşmelerin yapılması sırasında avukatların ne gibi faydaları olabilir?
Ne yapıp edip kimsenin bulamadığı hukuk boşluklarını bulan, karşı tarafın hatalarını, zaaflarını affetmeyen, müvekkili için bütün şeytani imkanları kullanan avukatlar… Onlara erişmek de hiç öyle kolay değildir. Hatırı sayılır bir parayı gözden çıkarmak gerekir. Bazen para bile yetmez, onlar yalnızca yıllardır çalıştıkları özel müvekkillerine hizmet ederler. Bu avukatlar kötülükte ve gaddarlıkta müvekkillerini aratmazlar, hatta onlardan bile kötü olup, müvekkillerine zalimce fikirler verirler. Neredeyse müvekkilleriyle bütünleşen avukatlar, kötü adamların mimiklerini, giyimini, konuşma tarzını aynen yansıtırlar. Onların silah taşıması gerekmez. Tek gereken avukatın sert bir bakışıdır. O an hasımın bileti kesilmiş, hakkında onu alt edecek planlar uygulamaya geçmiştir bile. Nedense bu avukatların aileleri hiç ekrana gelmez. Kimseyi sevmezler, sadece karşı tarafın hezimetine gülerler. Uzun siyah limuzinlere binerler, ellerinden wiskey bardağı düşmez. En yüksek binalarda, içinde bilardo masası olan ofisleri vardır. Her yerde sayısız avukatlar, sekreterler koşturmaktadır. Geceleri ofisin ışıkları hiç sönmeyip devamlı hinlik düşünülüp hasımların nasıl altedileceği tasarlanır.