Mahatma Gandhi de bir avukattı

Gandhi

Bir avukatın asıl görevinin taraflar arasındaki anlaşmazlıkları gidermek olduğunu kabul ediyorum. Avukat olarak çalıştığım yıllar boyunca, zamanımın büyük bir bölümü, sayısız davada özel uzlaşmalar sağlamakla geçti. Bu yüzden hiçbir şey, hatta para bile yitirmediğim gibi, ruhumu da yitirmedim.

Avukat Mahatma GANDHI

Mahatma Gandhi‘yi bütün dünya Hindistan’ın milli ve dini lideri olarak tanır. Oldukça etkileyici birkaç sözüyle karşılaştıktan sonra Gandhi ile ilgili bir kitap okumak için arayışa giriştim. Bu arayış pek de uzun sürmedi çünkü kendisinin kaleme aldığı “Bir Özyaşam Öyküsü” kitabına ulaştım. Bu kitapta çocukluğundan başlayarak hayatını anlatıyordu. Anlatımı çok sade ve samimiydi. Olayları anlattığı kadar kendi iç dünyasını paylaştığı bir kitaptı. Bu kitabı okuyuncaya ve kitapta Gandhi Londra’da hukuk okumaya başlayıncaya kadar onun da bir “Avukat” olduğu hakkında bir bilgim yoktu. O andan itibaren kitabı bir dini ve milli liderin değil aynı zamanda bir meslektaşımın yazdığı kitap olarak okumaya devam ettim.

Gandhi 1869’da Porbanbar’da kültürlü ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Çocukluğundan başlayarak sıkılgan ve konuşmayı sevmeyen bir kişi olarak tanınmıştı. O zamanlar çocuk evlenmelerinin yaygın olduğu bir ülkede yaşıyor olması onun da çocuk yaşta evlendirilmesine neden olmuştu. Bu durumu çocuk yaştaki insanlar için çok zararlı bulan Gandhi çocuk yaşta evlendiği eşi ile bir ömür boyu evli kaldı.

Lise bitip de sıra yüksek öğrenime geldiğinde zorlu bir karar verme süreci başlamıştı. Kültürel olarak birbirine çok bağlı olan Hintlilerin, aile bireyleri ve çocukları üzerindeki etkileri de oldukça büyüktü. Ayrıca o yıllarda ve hala Hint kültüründe derin etkileri olan kast sisteminin etkilerini de unutmamak gerek.  Çünkü mensup olunan kastın kararlarına uymak zorunluydu. Uzun bir karar verme sürecinden sonra İngiltere’de Hukuk okumaya karar veren Gandhi, bu kararını ailesine kabul ettirmekte oldukça zorlandı. Fakat ailesine kabul ettirse de mensubu bulunduğu kasta kabul ettiremeyerek kasttan kovuldu.

Hukuk Fakültesine başladığında İngilizcesinin yetersiz olduğunu fark eden Gandhi bir yandan hukuk okuyarak bir yandan da İngilizcesini ilerletti. Ailesin parasını harcamanın verdiği baskı ve karakterinden kaynaklanan sade yaşam anlayışı nedeniyle masraflarını kısmak için elinden geleni yaptı. Dini inancının bir sonucu olan vejetaryenliği, okuduğu kitapların ve üyesi olduğu derneklerin etkisiyle, tüm hayvansal gıdalar olarak genişleten Gandhi, başladığı bu perhiz deneyimlerini ömrü boyunca ve hatta vücuduna zarar verme pahasına sürdürdü. “Sıkılganlık benim kalkanın” diyen Gandhi, topluluk önünde konuşma konusunda hep sıkıntı yaşadı. Tutukluğu ve heyecanlanıyor olması o devirdeki nutuk atma modasına yönelik deneyimlerinde ona birçok utandırıcı tecrübe yaşattı.

Hukuk fakültesini tamamlayıp Londra Barosuna kaydolması hiç zor olmamıştı. Çünkü o zamanlar baroya kaydolmak bizim ülkemizde olduğu gibi kazandırıcı zamanaşımı ile mümkün olabiliyordu. Göstermelik sınavı ise küçük el kitaplarıyla geçmek mümkündü. Artık bir avukat olan Gandhi’nin ülkesine dönme zamanı gelmişti. Gandhi’nin eğitimi için büyük maddi fedakarlığa katlanan ve dava vekili olan ağabeyinin ondan büyük beklentileri vardı. Ama işler hiç de umulduğu gibi olmamıştı. Çünkü o zamanlar iş getirenlere verilmesi kabul görmüş olan komisyonu ödemekte ayak diriyordu. Ayrıca topluluk önünde konuşamama problemi artık başına daha da büyük bir dertti. İlk duruşmasında dilinin tutulup konuşamaması üzerine davayı başka bir avukata devretmek zorunda kalması onu oldukça etkilemişti. İçinde bulunduğu karamsarlığı şöyle ifade ediyordu:

Avukatlık mesleğinin kötü bir meslek olduğunu, bir sürü gösteriş, bir avuç bilgiden oluştuğunu görüp anladım. Korkunç bir sorumluluk duygusu içindeyim.

Gerek doğduğu şehirde gerekse Bombay’da avukatlıkta tutunamayacağını hisseden Gandhi, artık düzenli iş arama yolunu seçmişti. İşte o zaman Güney Afrika’da ticaretle uğraşan bir şirketin hukuki danışmanı olması teklifini aldı ve ailesini geride bırakarak yola çıktı. Güney Afrika’ya geliş nedeni ile burada yıllarca sürecek eşitlik mücadelesi arasında en başta bir bağ kurmak mümkün değildir. Mütevazi, dürüst, inatçı kişiliğiyle artan popülerliği, ırkçı rejimle mücadele ederek kendini baroya kabul ettirmesi ile iyice arttı. Tam görevini tamamlayıp Hindistan’a dönmek üzereyken Hintlilerin baskısıyla genel işlerde görev almak üzere Güney Afrika’da kalmaya karar verdi ve ailesini de getirtti. Kendisine ihtiyaç duyulan her işe koştu, bunun için işini ve kurulu düzenini terk etmeye hiç çekinmedi. Çalışmaları sayesinde girişkenliği ve hitab yeteneği gün geçtikçe güçleniyordu.

Gandhi nasıl bir avukattı?

Gandhi avukatlığı genel yarar işlerinde çalışmak için bir fırsat olarak görüyor ve harcadığından veya ihtiyacından fazla parayı kabul etmiyordu. İşlerinin çoğunu çekişmesiz yargı işleri oluşturuyordu. Kendisine söylenen “avukatlık yalancılıktır” söyleminden hiç etkilenmemişti çünkü onun yalan söylemesi söz konusu değildi. O zamanlar oldukça yaygın olan tanıkları yönlendirme gibi yollara hiç başvurmamış doğru neyse onun söylenmesini istemiştir. Davayı ister kazanmış ister kaybetmiş olsun, kimseden hak ettiğini düşündüğünden fazla ücret kabul etmemiştir. Müvekkillerine, en baştan haksız olunan bir davayı savunmayacağını, tanıkları yalana sevk etmeyeceğini söylüyordu. Böylece ona hiç “karışık” iş gelmiyordu. Dürüstlüğünün boyutunu, müvekkillerinden izin alarak, lehine olan konularda yapılan maddi ve usuli hatalarda mahkemeyi uyarmaya kadar götürmüştü. Gandhi’nin dürüstlüğü hem halk hem de mahkemeler nezdinde gitgide ünlenmesine ve kendisine sonsuz bir güven duyulmasına neden olmuştu. Bilmediği konularda o konuda bilgisi olmadığını söyleyerek başka bir meslektaşına danışılmasını öneriyordu. Ancak insanların çoğu yine de onun kendilerinin avukatı olmasını istiyor o da müvekkillerinden,  bilen bir avukatın danışmanlığını alma konusunda izin alıyordu. Bu kendisine duyulan sınırsız bir sevgi ve güvenin sonucuydu. Gandhi’nin müvekkili olabilmiş insanlar doğal olarak onun arkadaşı ve dostuna dönüşüyorlardı. Güven o kadar ileri gitmişti ki, bankalara güvenmeyen Hintliler paralarını düşünmeden Gandhi’ye teslim etmek isterlerdi.

Artık siyasi ve dini lider

Avukatlığın yanında Indian Opinion gazetesini çıkardı ve Güney Afrika’da yasayan 150.000 Hintlinin haklarını savunmak için birçok işler yaptı. 1914’te Hindistan’a dönen Gandhi, İngiliz İmparatorluğuna sadık bir kişiydi ve Krallığın adaletine güvenirdi. Ama bu 1919 da yaşanan kanlı olaylara kadar sürebildi. Artık İngilizlere kesin bir cephe alan Gandhi, bütün Hintlileri “pasif direnişe”, İngilizlerle işbirliği yapmamaya çağırdı. Bu uğurda hapis yatan Gandhi artık ülkesinin milli kahramanıydı. İngiltere’ye karşı açıkça mücadeleye girişen Gandhi, birçok kez tutuklanıp serbest bırakıldı, bu arada ünlü açlık grevlerini yaptı. Her eylemini bir siyasi zaferle sonuçlandırmayı başarıyordu. 15.08.1947 de Hindistan’ın bağımsızlığını kazanmasında büyük rol oynadı. Kendisine “yüce ruh” anlamına gelen “mahatma” ünvanı verildi.  30.01.1948 de bağnaz bir Brahman tarafından öldürüldü…

Facebook yorumları

adet yorum

Powered by Facebook Comments

Avukat, Arabulucu Şamil Demir (LL.M, MCIArb) 1976 Yılında Ankara’ da doğmuştur. 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden, 2011 yılında Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk yüksek lisans programından mezun olmuştur. 1998 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. 14.11.2013 tarihinden bu yana Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Siciline kayıtlı arabulucudur. İngilizce bilmektedir. Evli, bir çocuk babasıdır.

Şamil Demir, şu kurumlara üye ve akreditedir:
– Ankara Barosu (Sicil No: 13560) Türkiye Barolar Birliği (Sicil No: 43868)
– Adalet Bakanlığı HİGM Arabuluculuk Daire Başkanlığı (Sicil No: 0002)
– Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği (Başkan)
– Chartered Institute of Arbitrators (MCIArb, Mediator Member: 36195)
– International Mediation Institute, Certified Mediator Mediators Beyond
– Borders International, Member World Mediation Organization, Fellow

“Mahatma Gandhi de bir avukattı” hakkında 2 yorum var

  1. Gerçekten değerli ve etkileyici bilgiler. Arabuluculuk konusundaki çabanızı da taktirle izliyorum
    Saygılarımla.
    Av. İhsan Burak Kaynar.

  2. Bütün çalışma ve çabalarınızı ilgi ile takip ediyorum, avukatlığa bakış konusunda yeni bir boyut getirme ve arabuluculuğun uzlaşmanın ne olduğunun anlaşılması ve öneminin kavranabilmesi için sarfettiğiniz yoğun gayretten olayı teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir