Hukukçu sayısının mesleki kaliteye etkisi

Hukukçu sayısının mesleki kaliteye etkisi

Sayısının fazla olduğuna inandığımız hukuk fakülteleri sayesinde ülkemizdeki hukukçu sayısı 10 yıl öncesine göre neredeyse ikiye katlanmış durumda. Bu durum sadece hukukçular için değil, eczacılar, veterinerler, diş hekimleri için de geçerli. Bizim gibi bu meslek mensupları ve onların birlikleri de fakülte ve mezun sayısındaki artışın hizmet fiyatlarını maliyet fiyatlarının  altına çektiği, buna rağmen sunulan hizmete yeterince talebin olmadığından şikayetçiler. Aksi görüş sahibi akademisyenler, itirazların neredeyse tamamının aynı olmasını ve bu itirazların dillendirilmesinin hiçbir şeyi değiştirmemesini doğruluk payının da olmadığı şeklinde yorumluyorlar. Evet, ama ileri sürülen itirazlar müktedir olanlarca dikkate alınmıyor ve yine itiraz sahiplerinin durumu değiştirecek güçlerinin olmaması onları haksız kılmıyor! Olaya çok yukarılardan baktığını iddia edenler, içinde yaşamadıkları ve hiçbir zaman hissedemeyecekleri piyasanın durumu nedeniyle yükselen feryatları, küçük hesap ve pasta paylaşımı kavgası olarak nitelemekteler. Ama  “rekabet etsinler, çalışsınlar, kendilerini yetiştirsinler” diye ahkam kestikleri mesleği, icra etmeye yürekleri hiçbir zaman yetmez.

Devamını oku hakkındaHukukçu sayısının mesleki kaliteye etkisi

Hukuk eğitiminin geleceği?

Hukuk eğitiminin geleceği?

hukuk eğitimiYÖK tarafından TBB ve Barolar, ve Hukuk Fakültesi dekanlarının katılımı ile Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’ nin ev sahipliğinde 3. sü düzenlenen çalıştayda, Türk hukuk öğreniminin sorunları tartışıldı. Mevcut sorunlarımızın çözümü yönünde adım atmak yerine yeni hukuk fakültelerinin açıldığı bir ortamda, diğer iki çalıştayın kendinden beklenen amaca ulaşmadığı düşüncesindeyiz. Buna rağmen son çalıştayın Barolar tarafından oldukça önemsendiği, artık bıçağın kemiğe dayandığını hisseden baroların, konu hakkında çözüm üretmeye yarayacak bir çok fikir ileri sürdükleri gözlenmektedir.

Hukuk eğitimi 5 ila 7 yıl olabilir

Çalıştayda,  hukuk fakültelerinde, hukukçu yetiştirmek için 4 yıllık eğitimin yeterli olmadığı, bu sürenin 5-7 yıl arasında olması gerektiği vurgulanmıştır. Bologna sürecine göre, yüksek öğretimini programlayan Avrupa Birliği ülkelerinde dahi hukuk öğretiminin 5 ile 7 yıl arasında düzenlendiği görülmektedir. Ülkemizdeki hukuk öğretimine dört yıllık öğretimin üzerine, iki yıllık nitelikli bir öğretim ve staj dönemi daha eklenmesi gerekliliği vardır. Çalıştayda ayrıca hukuk fakültelerinin müfredatına, bir yıl hazırlık sınıfı konulması, hukuk öğrencilerine İngilizce öğretilmesi, teorik eğitimle uygulama arasındaki farklıların giderilmesi konuları tartışılmıştır.

Devamını oku hakkındaHukuk eğitiminin geleceği?

Son arama kelimeleri:

  • hukukta uzmanlık sınavı
  • hakimlerin gelecegi
Avukatlık sınavı ufukta göründü

Avukatlık sınavı ufukta göründü

28.11.2006 tarih ve 5558 Sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılıncaya kadar avukatlık mesleğine kabul edilmek için avukatlık sınavını başarmış olmak gerekiyordu. Ancak mesleğinin geleceğini önemseyen bütün avukatların hala içine sindiremediği 5558 sayılı kanun sayesinde geçen 3 yıllık süreçte mesleğine yaklaşık 12.000 avukat daha katıldı. 25.000 hukuk fakültesi öğrencisi de aramıza katılmak üzere. Sınav yasal değişiklikle iptal edilmeden önce Türkiye Barolar Birliği ve ÖSYM yapılacak sınava dair bütün hazırlıkları tamamlamıştı.

Sınavla staj bitim belgesi sahibi avukat adaylarının, meslek kuralları bilgisi ile hukuk öğrenimi ve avukatlık stajı süresince öğrendikleri hukuk ilkelerini ve yürürlükteki hukuk kurallarını somut olaylara uygulayabilme yeterliliğini değerlendirmek amaçlanıyordu. Ancak geçen süreye sağmen yeni düzenleme yapılmaması nedeniyle anlamını yitiren Avukatlık Sınav Yönetmeliği’nin 09.06.2009 tarihinde yürürlükten kaldırılması gerekmişti.

Devamını oku hakkındaAvukatlık sınavı ufukta göründü

Hukuk fakültelerinin akreditasyonu

Hukuk fakültelerinin akreditasyonu

akredite edilmiş hukuk fakülteleriAvukatların sorunları sayılırken ilk akla gelen, kontrolden çıkmış hukuk fakültesi sayısı ve mezun olanların hepsinin avukat olabilmesidir. Açılan her vakıf üniversitesinde neredeyse standart olarak hukuk fakültesi de var. Bir hukuk fakültesinin kurulması için dört adet dersliği ve taşıma hocaları yeterli gören, hukukçu yetiştirmeyi hafife alan zihniyet sayesinde, yetkinlikleri dikkate alındığında eskiden hukuk fakültesi öğrencisi olması mümkün olmayan lise mezunları bile yaz okulları sayesinde aldıkları diplomalarla karşımıza ben hukukçuyum diye dikilebiliyorlar.

Mezun olduğum sıralarda vakıf üniversitelerinin hukuk fakülteleri yeni yeni açılmıştı. Sayılarının az olması nedeniyle, devlet üniversitelerinden aldıkları hoca desteği nedeniyle mezunlarında kalite sorunu pek gözlenmiyordu. Stajyer kabul etmeye başlamamla birlikte durumu daha iyi gözleme imkanı buldum ve daha ilk yıllarda Kıbrıs Üniversitelerinden mezun hukukçuları stajyer olarak kabul etmeme kararı aldım. Bu kararımda stajyer avukatın, uluslararası sözleşmeler, anayasa, kanun, yönetmelik ve devamı şeklinde sıralanabilecek kanunlar hiyerarşisinden habersiz olması ve buna benzer daha birçok “temel” bilgi eksikliği neden oldu. Siz bunlardan habersiz nasıl mezun olabildiniz sorusunun cevabı ise neredeyse aynıydı: yaz okulları…

Devamını oku hakkındaHukuk fakültelerinin akreditasyonu