İş davaları önce arabulucuya gidecek

İş davaları önce arabulucuya gidecek

Adalet Bakanlığı’nın arabuluculuk sistemini mahkeme öncesi çözüm yolu olarak zorunlu hale getirme çalışmaları kapsamında ilk olarak işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu hale geliyor. 500 bin iş davası arabulucuya gidecek. Adalet Bakanlığı’nın arabuluculuk sistemini mahkeme öncesi çözüm yolu olarak zorunlu hale getirme çalışmaları kapsamında ilk olarak işçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu hale geliyor. 2016 yılında Meclis gündemine gelmesi […]

Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk

Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk

I- Ortaklığın Giderilmesinde Arabuluculuğa Başvurmanın Faydaları

A) Taraf Sayısı ve Yargılama Giderleri Bakımından

Özellikle miras kalan malların, tarafların çok sayıda olması ya da iletişim eksikliği nedeniyle anlaşarak bölüşülememesi nedeniyle dava yoluna başvurdukları görülür. 2014 yılı adli istatistiklerine göre 25.000 ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Her ne kadar bu dava sayısı diğer dava türleriyle karşılaştırıldığında az görünse de ortaklığın giderilmesi davalarının ortalama on adet tarafı vardır. Bu da 250.000 taraf ile Türkiye’deki ticari davalardaki toplam taraf sayısından fazladır. Dava sonunda ortaklığa konu malların ya aynen paylaşılmasına ya da icra yoluyla açık artırmada satılarak bedelinin ortaklar arasında paylaşılmasına  karar verilir. Satışa karar verilmesi halinde dava ve satış masrafları ile avukatlık ücretleri satış bedelinin ortalama %25 ‘ine varan önemli bir tutarının harcanmasına neden olur. Üstelik satış sonunda oluşan fiyat ortakları tatmin etmeyebilir. Arabuluculuğa başvurmak ortaklığa konu malın bedelinde, fiyatın doğru oluşmaması ve yüksek yargılama giderleri bedeniyle uğranılacak zararı ciddi ölçüde hafifletir.

Devamını oku hakkındaOrtaklığın Giderilmesinde Arabuluculuk

Son arama kelimeleri:

  • izale şule nedir ankata
  • izari suur davasina bakan avukatları
  • kasko dava arabuluculuk
  • uzlaştırma tutanağı icra edilebilirlik şerhi alma
Avukatlık meslek kuralları ve arabuluculuk

Avukatlık meslek kuralları ve arabuluculuk

Avukatlık meslek kurallarının çağın gerisinde kalması 

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları, TBB’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve 26 Ocak 1971 tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak yürürlüğe girdiği tarihten bu yana hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Ne yazık ki bu durum kuralların yürürlükte olduğu kırk beş yıl boyunca avukatlık mesleğinin ruhunu iftiharla temsil etmesinden kaynaklanmamıştır. Bilakis meslek kuralları avukatlık mesleğine yeni adım atan stajyer avukatların uyma yükümlülüklerini (Av. K. m. 23/2) tebessümle karşıladıkları çağ dışı bir metin olarak varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Zaman içerisinde birtakım hükümlerinin yürürlüğü durdurulmuş ve iptal edilmiş, bazı hükümleri itibardan düşmüş bir metin olsa da ne yazık ki bugüne kadar yürürlükte kalmıştır. Av. K. m. 34 uyarınca kurallara uymadığı için disiplin cezası alan avukatlar, çözümü kurallarda değişiklik için baskı yapmakta aramamış, haklı bir tercihle Danıştay’da açtıkları iptal davalarıyla kesin sonuca ulaşmışlardır. Böylece kendi mesleğinin köhneliğine sıkı sıkıya sarılan baro disiplin kurulları bazı yönlerden meşgalesiz kalmıştır. Halbuki Danıştay’ı ilgili meslek kurallarının yürürlüğünü durdurmaya ve iptal etmeye sevk eden nedenler de Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk kurallarıdır… Tarafımdan 2009 yılında işaret edilen ve TBB Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından da fark edildiği şahsıma ifade edilen eleştiriler, halen geçerliliğini korumaktadır.

Devamını oku hakkındaAvukatlık meslek kuralları ve arabuluculuk

İfade özgürlüğünde AİHM standartlarının ötesindeyiz (!)

İfade özgürlüğünde AİHM standartlarının ötesindeyiz (!)

ifade-özgürlüğü-300x179Bazı hukukçuların “PKK terör örgütü değildir” açıklaması yapması ülke gündemine oturmakla kalmadı, eminim benim gibi birçok hukukçuyu da üzdü. Öte yandan bu ifade üzerine çeşitli kesimlerden gelen tepkiler de şaşırtıcıydı. Herkes birer ifade özgürlüğü havarisi kesilivermişti. Bir yandan şehitlere koro halinde ağlayıp, bir yandan da bu ifadelere evrensel hukuk giydirmek ne yaman çelişki! Benim fikrim şu: “PKK amacına ulaşmak için şiddet kullanan bölücü bir suç örgütüdür”. Ama aksini iddia eden ifade suç mudur? İfade hürriyetinin sınırlarını aşıyor mu, aşmıyor mu? Bu yazıda bunun cevabını net bir şekilde vereceğim.

Devamını oku hakkındaİfade özgürlüğünde AİHM standartlarının ötesindeyiz (!)