Dört yaşındaki çocuğa arabuluculuğu anlatmak

14202515_10154089253447585_8184562237181319008_n

Oğlum (O): Baba sen arabulucu musun?
Ben (B): Evet.
(O): Arabulucu ne yapar?
(B): İnsanların anlaşmasına yardımcı olur?
(O): Yani ne yapar?
(B): Hımm. Örnekle anlatayım mı?
(O): Haydi anlat.
(B): Oyuncak sepetlerinden memnun musun?
(O): Hayır.
(B): Neden?
(O): Çünkü aradığım oyuncakları bulamıyorum.
(B): Sence neden bulamıyorsun?
(O): (Muzipçe gülerek) çünkü doğru sepete koymuyorum.
(B): İşte insanlar da oyuncaklarını bazen doğru sepete koymazlar. Sonra da onları ellerine alıp oynamaları gerektiğinde yerinde bulamazlar; üzülürler. Biz arabulucular insanların oyuncak sepetlerini önce halının üzerine boşaltırız. Sonra da doğru sepete koymalarına yardım ederiz. Böylece onlar da hangi oyuncağı oynamak isterlerse onu kendi kendilerine bulabilirler.
(O): Ya o oyuncağı Efe de isterse?
(B): O zaman ben de ikinize birden bu oyuncağı neden istediğinizi sorarım.
(O): En çok ben istiyorsam?
(B): Neden en çok senin ihtiyacın olduğunu sorarım.
(O): Ama sen de hep kafama girmeye çalışıyorsun!
(B): Evet, oyuncağı neden istediğini anlamaya çalışıyorum.
(O): Ama ben aslında oyuncağı istemiyorsam.
(B): Peki aslında sen ne istiyorsun?
(O): Efe bizim eve gelmesin!
(B): Neden gelmesin?
(O): Çünkü oyuncaklarımı kötü oynuyor.
(B): Nasıl yani?
(O): Yere atıyor, duvara çarpıyor.
(B): Peki sen ne yapıyorsun?
(O): Elinden alıyorum.
(B): O ne yapıyor?
(O): O da benden alıyor?
(B): Sence ne yapmak lazım?
(O): Bizim eve gelmesin.
(B): Bize gelmezse ne değişecek ?
(O): Oyuncaklarım yeni gibi durur.
(B): Onun oyuncaklarınla nazik oynamasını mı istiyorsun?
(O): Evet.
(B): Peki bunu ona söyledin mi?
(O): Niye söyleyeyim ki onun babası ona nazik olmayı öğretmemiş.
(B): Denesen nasıl olur?
(O): Onun abisi gibi mi olayım?
(B): Abisi ne yapıyor?
(O): Ona anlatıyor.
(B): Peki o ne yapıyor?
(O): Bazen tamam diyor.
(B): Başka ne diyor?
(O): Bazen de “ama niye” diyor.
(B): Sonra ne oluyor?
(O): Abisi daha uzun anlatıyor.
(B): O zaman Efeyle sen ne yapmalısın?
(O): Birazcık konuşmalıyız.
(B): Nasıl?
(O): Anlata, anlata.
(B): Efe yarın bize gelince ne yapacaksın?
(O): Ona bakacağım, oyuncaklarımı kötü oynarsa (muzipçe gülerek) abisi gibi anlatacağım.
(B): Sence sonra ne olur?
(O): Bir şey olmaz, güzel güzel oynarız.
(B): Ben az önce ne yaptım?
(O): Kafama girip toplamaya yardım ettin.
(B): Arabulucular ne yaparmış?
(O): İnsanların kafasındakileri halıya döküp, toplamaya yardım edermiş 🙂

Şamil Demir ©

Facebook yorumları

adet yorum

Powered by Facebook Comments

Avukat, Arabulucu Şamil Demir (LL.M, MCIArb) 1976 Yılında Ankara’ da doğmuştur. 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden, 2011 yılında Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk yüksek lisans programından mezun olmuştur. 1998 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. 14.11.2013 tarihinden bu yana Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Siciline kayıtlı arabulucudur. İngilizce bilmektedir. Evli, bir çocuk babasıdır. Şamil Demir, şu kurumlara üye ve akreditedir: - Ankara Barosu (Sicil No: 13560) Türkiye Barolar Birliği (Sicil No: 43868) - Adalet Bakanlığı HİGM Arabuluculuk Daire Başkanlığı (Sicil No: 0002) - Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği (Başkan) - Chartered Institute of Arbitrators (MCIArb, Mediator Member: 36195) - International Mediation Institute, Certified Mediator Mediators Beyond - Borders International, Member World Mediation Organization, Fellow

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir