İnternette yayınlanan içeriğin yayından kaldırılması ve cevap hakkı

Bilişim olanaklarının artması sayesinde dünyadaki internet sitesi sayısı her yıl hızla artmaktadır. 2011 yılı verilerine göre dünyada toplam 555 milyon adet internet sitesi bulunmakta, bu sitelerin büyük çoğunluğunu kişisel bloglar ve haber siteleri oluşturmaktadır. İnternet haberciliğinde büyük siteler gün geçtikçe ziyaretçi sayısını artırırken küçük ve yerel haber siteleri de dikkat çekmenin ve ziyaretçi sayılarını artırmanın yollarını aramaktalar. Fakat küçük yayıncıların ajanslara abonelik ve muhabir çalıştırma konusundaki imkan darlığına eklenen dikkat çekme arzusu, bu internet sitelerini sansasyonel haberler yapmaya bunu yaparken de basın yayın ilkelerine uymayan yayın yapmaya sevk etmektedir. Her ne kadar haber sitesi yazılımları kullansalar da künyesi bile olmayan siteler haber yayıncılığı yaparak kişilik haklarına zarar verebilmektedir.

Site sahibinin tespiti

Kişilik haklarına yapılan ihlale son verilmesini sağlamaya yönelik girişimler için öncelikle site sahibinin tespit edilmesi gerekir. Sitelerin sahiplerinin tespitinde alan adı whois bilgileri, aynı sunucuda bulunan sitelerin bilgileri, sayaç ve reklam kodları, ortak ns kayıtları, ip adresleri, hostmaster adresleri ve mx kayıtlarının çaprazlama sorgulandığı tespit yöntemleri kullanılabilse de araştırmanın –kesin- sonuç vermediği durumlar vardır. Özellikle yer sağlayıcının yurt dışında olduğu veya kullanıcı bilgilerini açıklamayan blog hizmetlerinden yararlanıldığı durumlarda araştırma başarısız olabilmektedir. Böyle durumlarda son olarak yer sağlayıcının TOS (terms of service)’i incelenerek kullanıcının ihlalinin karşılığı araştırılabilir ve sonuca göre işlem yapılabilir. Öte yandan ticari ve ekonomik amaçla yayın yapan sitelerin çoğunda iletişim bilgileri bulunmaktadır.

Ticari amaçla yayın yapan internet siteleri künye (iletişim bilgileri) yayınlamak zorundadır

Bilgilendirme yükümlülüğü olarak da ifade edilen bu yükümlülüğe göre içerik, yer ve erişim sağlayıcıları, tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür. Buna göre ticari veya ekonomik amaçlı içerik sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve erişim sağlayıcıları, “iletişim” başlığı altında,

  • Gerçek kişi ise; adı ve soyadı, tüzel kişi ise; unvanı ve sorumlu kişiler, vergi kimlik numarası veya ticaret sicil numarasını,
  • Yerleşim yeri, tüzel kişi ise merkezinin bulunduğu yeri,
  • Elektronik iletişim adresi ve telefon numarasını,
  • Sunduğu hizmet, bir merciin iznine veya denetimine tabi bir faaliyet çerçevesinde yapılıyor ise, yetkili denetim merciine ilişkin bilgileri,
  • Yer sağlayıcıya (sunucu-hosting şirketine) ilişkin tanıtıcı bilgileri, doğru, eksiksiz ve güncel olarak ana sayfasında bulundurmakla yükümlüdürler.

Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcısına iki bin Yeni Türk Lirasından on bin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Buna rağmen ticari – ekonomik amaçla yayın yapmayan sitelerin künye yayınlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Bir sitenin ticari  ve ekonomik amaçla yayın yapıp yapmadığı nasıl anlaşılacaktır? Sahibinin ticari işletme olması, sitenin reklam alıp olmaması veya reklamlardan elde ettiği gelir o siteyi ticari olarak nitelemek için elverişli kriteler midir? Kanımca basılı yayınları yanında reklam geliri elde etmek ve bununla personel ve diğer giderlerini karşılamak ve en önemlisi kar etmek ve vergi ödemek gibi faaliyetleri olmayan bir internet sitesinin “ticari internet sitesi” olduğu söylenemez. Öte yandan internet yayınladığı internet sitesi sayesinde gelir elde etmek isteyen kişi ve kurumlar, muhatapları karşısında ciddi bir şekilde belirmek isteyeceklerinden bu niyetteki her sitenin gerekli iletişim bilgilerini yayınlamak isteyeceği düşüncesindeyim. Dolayısıyla internet sitesinin ciddiyeti, amacı ve sahibinin bu siteden olan beklentisi kişilik haklarına yönelik ihlallerde muhatap bulunması açısından belirleyici olmaktadır.

Kişilerin kendileri hakkındaki içeriğin yayından çıkarılmasını isteme ve cevap hakkı vardır

Türk mevzuatına göre bir internet sitesinde yayınlanan yazılı, görsel veya işitsel içerik nedeniyle haklarının ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına (site sahibine), buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına (sunucu/hosting) başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır. Bu kurala göre işlem yapılabilmesi için site sahine ulaşılabilmesi, ulaşılamaması halinde ise yer sağlayıcı nın (sunucu/hosting) Türkiye’de bulunması gerekir.

Site sahibi veya yer sağlayıcının (sunucu/hosting) talebi terine getirmemesi halinde kişi on beş gün içinde yerleşim yeri mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Mahkemeye yapılacak başvuru sırasında talebin yerine getirilmediği hususunu ispatlayacak belgeler sunulmalıdır. Mahkeme talebi  üç gün içinde dosya üzerinden (duruşma yapmaksızın) karara bağlar. Hâkimin verdiği karara karşı CMK’na göre itiraz edilebilir. Kesinleşen kararın, içerik veya yer sağlayıcısına tebliğinden itibaren iki gün içinde içerik yayından çıkarılarak hazırlanan cevabın yayımlanmasına başlanır. Hâkimin kararını usulüne uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen sorumlu kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İçerik veya yer sağlayıcının tüzel kişi olması halinde ise ceza yayın sorumlusu hakkında uygulanır.

Son arama kelimeleri:

  • arabulucu siteleri
  • içeriğin yayından çıkarılması dilekçe
  • içeriğin yayından kaldırılması dilekçesi
  • İnternet te yayınlanan haber ne kadar süre sonra yayından kalkar
  • internette yayınlanan haberin kaldırılması
  • yer sağlayıcı örnek

Facebook yorumları

adet yorum

Powered by Facebook Comments

Avukat, Arabulucu Şamil Demir (LL.M, MCIArb) 1976 Yılında Ankara’ da doğmuştur. 1997 yılında Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinden, 2011 yılında Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk yüksek lisans programından mezun olmuştur. Halen Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Ana Bilim Dalında doktora çalışmalarına devam etmektedir. 1998 yılından bu yana Ankara Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır. 14.11.2013 tarihinden bu yana Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Siciline kayıtlı arabulucudur. İngilizce bilmektedir. Evli, bir çocuk babasıdır. Şamil Demir, şu kurumlara üye ve akreditedir: - Ankara Barosu (Sicil No: 13560) Türkiye Barolar Birliği (Sicil No: 43868) - Adalet Bakanlığı HİGM Arabuluculuk Daire Başkanlığı (Sicil No: 0002) - Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği (Başkan) - Chartered Institute of Arbitrators (MCIArb, Mediator Member: 36195) - International Mediation Institute, Certified Mediator Mediators Beyond - Borders International, Member World Mediation Organization, Fellow

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir