Hakkımdaki kartvizit iddiaları

Ankara Barosu Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda başlıca konulardan birisi de “arabuluculuk” idi. Türkiye’den ve dünyadan birçok kesimin katılımıyla iyi bir kurultay ve çalıştay yapılmaya çalışıldı. Böylece mesleğimiz kendi iş alanına giren ve avukatlıktan piyasa çalması muhtemel bir mesleğe, geçmiş tecrübelerin de etkisiyle çoğu kesimden önce tepki gösterdi ve konu ile ilgili belirgin bir liderlik üstlendi. Bu konuda faaliyet gösteren yegane merkez ve dernek ile Ankara Barosu üyeleri, mesleğimizin çıkarlarını korumak için liderlik rolünü üstlenmiş durumdadırlar.

Bazı kesimlerin anladığının aksine Ankara Barosu üyeleri faaliyetlerini kendilerini ön plana çıkarma gayreti olmaksızın, mesleğimizin çıkarlarını ve geleceğini gözeterek devam ettirmektedirler. Şahsım adına oldukça yoğun emek gerektiren bu çalışmalarımızda, ülkemizdeki genel anlayışı bildiğimden, taktir edilmeyi beklemiyorum. Zaten bu nedenle “meyve veren ağaç taşlanır” diye bir atasözümüz var ve atasözünün gereği bir şekilde yerine getirilmeli…

Okumaya devam et

Ama Haksızlık Bu, Suç ve Ceza kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | 3 yorum

Hukuk eğitiminin geleceği?

hukuk eğitimiYÖK tarafından TBB ve Barolar, ve Hukuk Fakültesi dekanlarının katılımı ile Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’ nin ev sahipliğinde 3. sü düzenlenen çalıştayda, Türk hukuk öğreniminin sorunları tartışıldı. Mevcut sorunlarımızın çözümü yönünde adım atmak yerine yeni hukuk fakültelerinin açıldığı bir ortamda, diğer iki çalıştayın kendinden beklenen amaca ulaşmadığı düşüncesindeyiz. Buna rağmen son çalıştayın Barolar tarafından oldukça önemsendiği, artık bıçağın kemiğe dayandığını hisseden baroların, konu hakkında çözüm üretmeye yarayacak bir çok fikir ileri sürdükleri gözlenmektedir.

Hukuk eğitimi 5 ila 7 yıl olabilir

Çalıştayda,  hukuk fakültelerinde, hukukçu yetiştirmek için 4 yıllık eğitimin yeterli olmadığı, bu sürenin 5-7 yıl arasında olması gerektiği vurgulanmıştır. Bologna sürecine göre, yüksek öğretimini programlayan Avrupa Birliği ülkelerinde dahi hukuk öğretiminin 5 ile 7 yıl arasında düzenlendiği görülmektedir. Ülkemizdeki hukuk öğretimine dört yıllık öğretimin üzerine, iki yıllık nitelikli bir öğretim ve staj dönemi daha eklenmesi gerekliliği vardır. Çalıştayda ayrıca hukuk fakültelerinin müfredatına, bir yıl hazırlık sınıfı konulması, hukuk öğrencilerine İngilizce öğretilmesi, teorik eğitimle uygulama arasındaki farklıların giderilmesi konuları tartışılmıştır.

Okumaya devam et

Avukat Sorunları, Geleceği Görmek, Hukuk Eğitimi kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | 3 yorum

Avukatlık hizmetinin rekabet mevzuatına tabiyeti

rekabet-kurumuHaber ajanslarına avukat olmayanlar için ilgi çekici olmayabilecek bir haber düştü. EHA Haber Ajansının duyurduğu habere göre:

Türkiye Barolar Birliği tarafından yürütülmekte olan “avukatlar için -av.tr- alan adı kullanım zorunluluğu uygulaması” Rekabet Kurumu’na şikayet edildi.

Haber bir avukat olarak benim için oldukça ilgi çekiciydi. Çünkü avukatlık hizmeti ile Rekabet Hukukunu hiç yan yana düşünmemiştim. Yaptığımız iş nedeniyle hizmet sektörünün bir parçası olduğumuzu hissediyorduk ama bu sadece bir histen ibaretti. Çünkü hizmet sektörünün önemli bir parçası olan avukatların mesleki faaliyetlerini düzenleyen Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde geçen “hizmet” deyimi, ["kamu" hizmeti] gibi kafa karıştırıcı ifadelerle birlikte yer almış durumda. Hizmetin kamu sözcüğüyle birlikte ifade edilmesi, sanki bu hizmetten para kazanılmasının istisnai olduğu, istendiğinde ücretsiz verilmesi gerektiği anlamlarını akla getiriyor. Biz kanunumuzun 1. maddesinde yan yana ifade edilen, avukatlığın hem kamu hizmeti, hem de “serbest meslek” olduğuna dair düzenlemeyle kafamızı karıştıraduralım, aslında hizmet sektörünün bir unsuru olan “avukatlık hizmeti” Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna (RKHK) tabi bir hizmet!

Okumaya devam et

Avukat Sorunları, Mevzuat kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , ile etiketlendi | 3 yorum

Avukatlık sınavı ufukta göründü

28.11.2006 tarih ve 5558 Sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılıncaya kadar avukatlık mesleğine kabul edilmek için avukatlık sınavını başarmış olmak gerekiyordu. Ancak mesleğinin geleceğini önemseyen bütün avukatların hala içine sindiremediği 5558 sayılı kanun sayesinde geçen 3 yıllık süreçte mesleğine yaklaşık 12.000 avukat daha katıldı. 25.000 hukuk fakültesi öğrencisi de aramıza katılmak üzere. Sınav yasal değişiklikle iptal edilmeden önce Türkiye Barolar Birliği ve ÖSYM yapılacak sınava dair bütün hazırlıkları tamamlamıştı.

Sınavla staj bitim belgesi sahibi avukat adaylarının, meslek kuralları bilgisi ile hukuk öğrenimi ve avukatlık stajı süresince öğrendikleri hukuk ilkelerini ve yürürlükteki hukuk kurallarını somut olaylara uygulayabilme yeterliliğini değerlendirmek amaçlanıyordu. Ancak geçen süreye sağmen yeni düzenleme yapılmaması nedeniyle anlamını yitiren Avukatlık Sınav Yönetmeliği’nin 09.06.2009 tarihinde yürürlükten kaldırılması gerekmişti.

Okumaya devam et

Avukat Sorunları, Avukatlıkta Kariyer, Geleceği Görmek, İçtihatlar, Mevzuat kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | 33 yorum