Ankara Barosu Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda başlıca konulardan birisi de “arabuluculuk” idi. Türkiye’den ve dünyadan birçok kesimin katılımıyla iyi bir kurultay ve çalıştay yapılmaya çalışıldı. Böylece mesleğimiz kendi iş alanına giren ve avukatlıktan piyasa çalması muhtemel bir mesleğe, geçmiş tecrübelerin de etkisiyle çoğu kesimden önce tepki gösterdi ve konu ile ilgili belirgin bir liderlik üstlendi. Bu konuda faaliyet gösteren yegane merkez ve dernek ile Ankara Barosu üyeleri, mesleğimizin çıkarlarını korumak için liderlik rolünü üstlenmiş durumdadırlar.
Bazı kesimlerin anladığının aksine Ankara Barosu üyeleri faaliyetlerini kendilerini ön plana çıkarma gayreti olmaksızın, mesleğimizin çıkarlarını ve geleceğini gözeterek devam ettirmektedirler. Şahsım adına oldukça yoğun emek gerektiren bu çalışmalarımızda, ülkemizdeki genel anlayışı bildiğimden, taktir edilmeyi beklemiyorum. Zaten bu nedenle “meyve veren ağaç taşlanır” diye bir atasözümüz var ve atasözünün gereği bir şekilde yerine getirilmeli…
YÖK tarafından TBB ve Barolar, ve Hukuk Fakültesi dekanlarının katılımı ile Erzurum’da Atatürk Üniversitesi’ nin ev sahipliğinde 3. sü düzenlenen çalıştayda, Türk hukuk öğreniminin sorunları tartışıldı. Mevcut sorunlarımızın çözümü yönünde adım atmak yerine yeni hukuk fakültelerinin açıldığı bir ortamda, diğer iki çalıştayın kendinden beklenen amaca ulaşmadığı düşüncesindeyiz. Buna rağmen son çalıştayın Barolar tarafından oldukça önemsendiği, artık bıçağın kemiğe dayandığını hisseden baroların, konu hakkında çözüm üretmeye yarayacak bir çok fikir ileri sürdükleri gözlenmektedir.
Haber ajanslarına avukat olmayanlar için ilgi çekici olmayabilecek bir haber düştü. EHA Haber Ajansının duyurduğu habere göre: