Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanarak, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü tarafından TBMM’ne sevk edilen “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile TCK’nda özel hayatın gizliliğini düzenleyen maddelerde ciddi değişiklikler yapılması öngörülmektedir. Öncelikle ifade edilmelidir ki yürürlükteki TCK’nın yedi maddesinde değişiklik yapılmasını öngören tasarı, “hukuka uygun” olarak elde edilen, kişilerin özel hayatlarına ilişkin bilgi ve belgelerin, basın yayın yoluyla ifşa edilmesini suç olmaktan çıkarmak üzere kurgulanmıştır. Yürürlükteki TCK’da haberleşmeden (telefon e-posta, mektup, faks vs.) edinilen bilgilerin hukuka aykırı ya da hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğine bakılmaksızın ifşası suç sayılmaktadır.
Yazdır
TCK’da değişiklik öngören tasarının getirdikleri
Yazdır
Kamu çalışanına mobbing mücadelesinin önünü açan gelişmeler
Şimdiye kadar mobbing, iş hukukuna tabi işyerlerinde karşılaşılabilecek bir olgu olarak, sadece özel sektör çalışanlarının bu fiilin mağduru olması nedeniyle manevi tazminat davalarına konu olmaktaydı. Kamu çalışanlarının aynı tanıma uyan eylemlerin mağduru olması çokça karşılaşılan bir durum olmasına rağmen bu konudaki girişim ve cesaret eksikliği, mağdurları susmaya sevk ediyordu. Ama hukuk hayatımızdaki gelişmeler artık mobbingin artık bir iş hukuku olgusu değil çalışma hayatının her alanında karşılaşılabilecek bir olgu olarak kabul edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Yazdır
Avukatların arabuluculuk sürecindeki rolleri
Alternatif uyuşmazlık çözümü (ADR) doktrininde avukatların arabuluculuktaki rolleri çoğunlukla karikatürize edilmekte ve avukatlar arabuluculuk ve uzlaşmadan hoşlanmayan, gereğinde arabuluculuk sürecini tıkamak ve zorlaştırmak için pek çok taktiği ustalıkla kullanan, dava yoluna gitmek için can atan taraf olarak tasvir edilmektedir. Bu tasvirin çoğunlukla mahkeme dışı çözüm yolları hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan ve direnç gösteren meslek kesimleri ile ilgili olarak bir ölçüde haklı yönleri olsa da avukatlık gibi değişime devamlı ayak uydurmak zorunda olan bir mesleğin mensuplarının ılımlı ve bu yolları kullanmaya yatkın oldukları gözlenmektedir.
Yazdır
Avukatların internetteki varlığında serbestleşme
Bilindiği gibi avukatlar Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9. maddesi ile getirilen sınırlama ile yalnızca [av.tr] uzantılı web sitesi sahibi olabiliyor ve yine sadece kayıtlı olunan baro ile Türkiye Barolar Birliği tarafından sağlanan veya sahip oldukları [av.tr] uzantılı e-posta adresini kullanabiliyorlardı. Bu durumun avukatların ifade hürriyetini kısıtladığı, mesleki çalışmalarını yayınlamalarını engellediği gibi avukatlar yönetiminde kaliteli ve meşru hukuk sitelerinin yayınlanmasına engel olduğunu çok defa ifade etmiştik.