AVUKAT ŞAMİL DEMİR | ANKARA Rotating Header Image
Yazdır Yazdır

Yalancı muhbirin kimliği açıklanıyor

muhbirRekabet, kıskançlık veya sırf zarar verme kast ve isteği insanların birbirleri hakkında asılsız ihbarlarda bulunmasına neden olabiliyor. Muhbir kimliğinin korunacağı ya da tespit edilemeyeceği düşüncesiyle işlenmediğini bildiği suçları uydurarak ya da var olanlara yenilerini ekleyerek kolluğu harekete geçirmeyi ve hedef kişi hakkında soruşturma açılmasını sağlıyor. Böylece hakkında ihbarda bulunulan kişi idari merciler, polis ve savcılıkta ifade vermek, kendini savunmak zorunda bırakılıyor. Bir şekilde ihbarın asılsız olduğu ortaya çıktığında asılsız ihbarın mağduru sevinç yaşasa da bunca sıkıntıyı kendisine kimin çektirdiğini bilmek gibi doğal bir hakkı doğuyor.

Peki muhbirler ihbarları asılsız çıkarsa hala muhbir midirler? Devlet asılsız ihbar sahibinin kimliğini korumakla yükümlü müdür? Hayır… Bilgi Edinme Denetleme Kurulu (BEDK), tarihi bir karar alarak asılsız ihbarda bulunan “yalancı muhbir”lerin kimliklerini, mağdur olan kişilere başvurmaları halinde bildirilmesi yönünde uygulama başlattı. Kurul, incelediği olaylarla ilgili olarak ihbarı asılsız çıkan kişilerin artık “muhbir” kabul edilemeyeceği ve hukuken korunamayacağı sonucuna vardı. Uygulamanın yerleşmesinde kararlılık sergileyen kurul, kararları uygulamayan, karara rağmen yalancı muhbirin kimliğini mağdura bildirmeyen kamu görevlileri hakkında uyarıdan, meslekten ihraca kadar varabilen disiplin cezalarına hükmedebiliyor.

Böylece devlet, asılsız ihbarda bulunarak mağduriyete yol açan “yalancı muhbir” lerin dokunulmazlık zırhını kaldırmış oldu. Bilgi edinme başvurularına verilen cevapları denetlemekle ve itirazları değerlendirmekle görevli Bilgi Edinme Denetleme Kurulu (BEDK), “İzinsiz şarap üretimi” ve “kaçak elektrik kullanımı”na ilişkin iki asılsız ihbar mağdurunun başvurusunu değerlendirerek, ihbarı asılsız çıkan kişilerin artık “muhbir kabul edilemeyeceği ve hukuken korunamayacağı” sonucuna vardı. Karara göre yalancı muhbirlerin kimlikleri ile ihbar dilekçelerinin onaylı suretleri mağdur – başvuru sahiplerine verilecek. Kurul bu kararı yaklaşık dört yıl önce almasına karşın kamuoyu ile henüz paylaşılıyor…

Kurulun kararları şöyle:

İzinsiz şarap üretimi yapıldığına dair ihbar

Denizlili İ.K.’nin evi, izinsiz şarap ürettiğine ilişkin bir ihbar üzerine, Tarım Müdürlüğü görevlilerince arandı. Arama sonucunda ihbarın asılsız olduğu saptandı. İ.K. de bilgi edinme yasası kapsamında Denizli Valiliği’ne başvurarak, “Evindeki aramayı komşuları ve ilçe ahalisinin de seyrettiğini, bu olay nedeniyle itibarının zedelendiğini” belirterek, ihbarcıların kimliklerinin kendisine bildirilmesini istedi. Valilik, bu bilginin ancak mahkeme kararı ile verilebileceğini söyleyince, İ.K. BEDK’ya başvurdu. Kurul da asılsız çıkan ihbarla özel yaşama haksız bir müdahaleye yol açıldığına dikkat çekerek, ihbarda bulunan kişinin artık başvuru sahibine karşı “muhbir” kabul edilemeyeceği ve hukuken korunamayacağına hükmetti. Kurul, Denizli Valiliği’nden, ihbarcının kimliğine ilişkin bilginin mağdur başvuru sahibine iletilmesini istedi.

Kaçak elektrik kullanımına dair ihbar

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye başvuran Y.E., kendisi için asılsız kaçak elektrik kullandığı ihbarında bulunanları savcılığa şikayet edeceğini belirterek, ihbar mektubunun bir örneğini istedi. Şirket ise kurula, “Vatandaşlardan gelen yazılı ve sözlü ihbarların kaçak elektrik kullanımının tespitinde önemli rol oynayıcı faktör olduğu, isimlerin açıklanması halinde ihbarların sayısında önemli azalma olacağı, ayrıca ihbarı yapanlarla ihbar olunan kişiler arasında husumet oluşacağı” itirazında bulundu. Bu itirazı değerlendiren kurul, “Vatandaşlardan gelen ihbarların kaçak elektrik kullanımını azaltmadaki önemini kurulumuz da teyit etmekle beraber, asılsız ihbarların kaçak elektrik kullanımını azaltıcı etkisinin olmayacağı da açık” dedi. Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) hazırladığı 25 Eylül 2002’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği kaçak elektrik kullananları ihbar edenlerle ilgili kayıtların gizli tutulmasını öngörüyor. Buna rağmen kurul kararında, asılsız ihbar sahiplerinin, “kaçak ve usulsüz elektrik kullanımına ilişkin ihbarları yapan kişilerin kimlikleri gizli tutulur” hükmünden yararlanamayacağı da belirtilerek, “Bu hüküm sadece doğru çıkan ihbar dilekçelerinin sahipleri için bir hukuki koruma sağlayabilir” denildi.

BEDK’nın kararlarını uygulamayanlar hakkında yaptırım gücü var

Bütün kamu kurumları için ortak uygulama içtihadı niteliğinde kararlar alan BEDK, bu kararları uygulamayan kamu görevlileri için uyarıdan, meslekten ihraca kadar çeşitli disiplin yaptırımlarına hükmedebiliyor.

Mağdurun şikayet hakkı doğuyor

Yalancı muhbirin kimliğinin ortaya çıkmasıyla birlikte mağdurun fiilin unsurlarına göre yalancı muhbir hakkında adliyeye karşı işlenmiş suçlardan olan “iftira” ya da “suç uydurma” suçlarını işlemiş olması nedeniyle suç duyurusunda bulunma hakkı doğacaktır.

  • TCK ‘nun 267. maddesine göre (iftira suçu), yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası alabileceği kamu davası açılabilecektir.
  • TCK’nun 271. maddesine göre (suç uydurma suçu) işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimse hakkında üç yıla kadar hapis cezası alabileceği kamu davası açılabilecektir.

Mağdurun tazminat hakkı doğuyor

Yapılan asılsız ihbarla aynı zamanda haksız fiile uğramış olan mağdurun, yaptığı şikayetle birlikte varsa maddi ve manevi zararlarını tazmin etmek için tazminat davası açma hakkı da doğacaktır.

Toplumsal barışı tehdit eden, adli ve idari mercileri boş yere meşgul eden, insanları kendini savunmak zorunda bırakan asılsız ihbarları yapanların kimliklerinin koruma kapsamından çıkarılarak, mağdurlara şikâyette bulunma ve tazminat davası açma olanağı sağlaması, aynı yolla asılsız ihbarda bulunacakları caydıracak olması nedeniyle BEDK kararını tarihi bir karar olarak değerlendiriyorum.

Rastgele yazılar

2 adet yorum

  1. EKREM ERDUR diyor ki:

    iki yabancı uyruklu kadının bir işyerine iş müacaatı yapması esnasında polisi arayarak o iş yerinde yabancı uyruklu eleman çalıştrıldığı şeklinde yanlış ve yalan ihbarda bulunan kişinin sonradan (ismini açıkca vererek) savcılığa dilekçe vererek yanlış ihbarda bulunduğunu, bayanların orada çalışmadığını belirtmesi yani ihbarı yanlış yaptığını c.savcılığına dilekçe ile bildirmesi sonrası mağdur olan işyeri sahibiyim. Saygılarımla

  2. murat diyor ki:

    İşletmemiz hakkında şikayet (sözlü) yapıldı bunun üzerine ilgili kurum numune aldı ve sonuç iyi geldi. Kurumdan hakkımızda yapılan şikayetin asılsız olduğunu yasal yollara başvurmamıza esas olacak şeklinde şikayetcinin ilgili tüm belgelerini verilmesini bilgi edinme yazımız ile istedik. İlgili kurum yapılan uygulamanın “idari soruşturma kapsamında yapıldığını bilgi edinme ye cevap verilememiştir! işletme yıllık denetim programı kapsamındadır” diye cevap yazısını 7 günde gönderdi. Anlaşıldığı gibi asılsız ihbarı yapan kiş hakkında idari değil adli soruşturmaya neden olduğunda kimliğini öğrenmek mümkün oluyor.

Cevap / Yorum Yaz