AVUKAT ŞAMİL DEMİR | ANKARA Rotating Header Image
Yazdır Yazdır

Arzuhalci kazanır avukat bakar

tophane-kilic-ali-pasa-cami-onunde-arzuhalciHer adliyenin çevresinde arzuhalcilere rastlamak mümkündür. Bu o kadar kanıksadığımız bir görüntüdür ki, neredeyse kültürel unsur haline dönüştüklerinden sebebi anlaşılmayan bir dokunulmazlıkları vardır. Bazı büyük adliyelerin karşısında iÅŸyeri kiralayanlardan, adliye kapısında yarı suçlu sesle: “dilekçe, dilekçe yazılır” diyerek birbirleriyle rekabet eden arzuhalciler, ismi gibi eski, ÅŸarkı sözlerinde  adları geçen arzuhalciler…

Şahsen arzuhalcilerin maddi durumu iyi olmadığından avukata ulaşamayacak kişiler için bir seçenek olduğunu, buna ihtiyaç duyan kitlenin yapısı nedeniyle arzuhalciliğin avukatlık mesleğine doğrudan bir tehdit oluşturmadığını, bir şekilde avukatın üstlenmeyeceği işleri  takip eden kişiler olarak görürdüm. Ticaretin yoğun olduğu avukatların geçim sıkıntısının nispeten daha az olduğu şehirler ve adliyeler bu nedenlerle arzuhalciliği hala tolere edebiliyor.

Ya küçük ÅŸehirler ve geri kalan binlerce ilçe? Bu ÅŸehirlerde de bürosunu ayakta tutmaya çalışan, bilgisi ve mesleÄŸiyle para kazanmaya çalışan, bir yandan dürüstlük ve özen yükümlülüğü taşıyıp bir yandan da kamu hizmeti yapan (!) maaÅŸsız, iki dizinin üzerinde koÅŸturan, ayakta olduÄŸu, saÄŸlıklı olduÄŸu sürece para kazanabilecek olan meslektaÅŸlarım var. Büyük ÅŸehirlerde tolere edilebildiÄŸinden bahsettiÄŸim arzuhalcilik iÅŸte bu meslektaÅŸlarımın baÅŸ düşmanı. Bir meslektaşımın yarı kızgın yarı buruk; bir arzuhalcinin, “günde 100 TL kazanıyorum” demesine kıskançlıkla karışık içerlediÄŸini belirten e-postası beni oldukça üzdü.

Avukatlık mesleÄŸini tek baltalayan arzuhalciler deÄŸil tabii ki, ama sokakta gördüğümüz, “dilekçe yazılır” diye seslenen, diÅŸleri dökük, kirli sakallı, bıyıkları sigaradan sararmış, kambur yaÅŸlı kiÅŸiler en bariz tehdit oluÅŸturan kiÅŸilikler. 5 dk. da yarım ağızla sorulan sorularla yazılan dilekçelerden kimseye hayır gelmeyeceÄŸi, içinde birçok maddi hata barındırdığı, vatandaşın aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatlarından, reddedilen davaların çoÄŸunluÄŸundan yine bu köhne mesleÄŸin sahiplerinin sorumlu olduÄŸunu söylemek gerek.

Rastgele yazılar

8 adet yorum

  1. Turgut İşleyen diyor ki:

    Bir isim değiştirme için avukatın istediği tutar ile benim kendi yazdığım dilekçe ve adliyede bir dosya alıp dilekçemi vermem arasında yaklaşık 30 kat olduğunu ve ilk mahkemeye çıktığımda isim değişikliğinin gerçekleştiğini söylemek isterim. Bu yazıyı muhtemel yayınlamassınız benim düşüncemde adliye de ne yapılacağını bilen ve araştıran birisi dilekçesini yazarak sadece 45 tl vererek dava açabilir ve haklarını savunabilir. Arada arzuhalci dilekçe yazmış kişiyi yönlendirmiş ne yapması gerektiğini anlatmış bunda ne suç olabilir ki sadece 15 dakika vererek dava açabilindiğini bilse bu halk aynı sizin yaptıklarınız için milyarlarca lirayı verirmiydi acaba eğitim şart diyorum

  2. Av. Şamil DEMİR diyor ki:

    Mahkemelerimizde avukatla temsil zorunluluğu yok, tabii ki herkes kendi davasını açıp takip edebilir. Özellikle isim değişikliği gibi tarafı olmayan davalarda bu daha da mümkün. Ancak özelliği gereği uzmanlık gerektiren bir dava veya iş için, 5-10 dk da ayaküstü yazılmış bir dilekçe, sonradan avukatların bile düzeltemeyeceği hak kayıplarına yol açabiliyor. Olaya bu açıdan bakmak gerekir.

  3. Cihan ELÇİ diyor ki:

    Ben izmir Seferihisar da adliye karşısın da arz-u halcilik iÅŸi ile uÄŸraÅŸmaktayım. Öncelikle maÄŸduriyetlik konusunda görüşlerinize katılmıyorum. Çünkü ÅŸayet arzuhalciler den maÄŸdur olan insanlar varsa, bu insanların ayrıca maÄŸduriyetliklerini dile getirip arzuhalci den yasal yollar dan hak arama imkanı vardıri Yani bu maÄŸduriyetlik ve hak kaybı diye adlandırdığınız olaylar arzuhalci ile arzuhalci ye iÅŸ yaptıranın arasında olan bir meseledir. 5728/329 madde ye göre vatandaÅŸ kendi davasını takip edebilme hakkına sahip ise, davasını istediÄŸi sekilde takip etmekte serbest olmalı…

  4. Av. Şamil DEMİR diyor ki:

    Kanun No: 1136
    Avukatlık Kanunu

    Kabul Tarihi: 19.03.1969
    R.G. Tarihi: 07.04.1969
    R.G. No: 13168

    Yalnız avukatların yapabileceği işler:

    Madde 35 -
    Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

    Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler.

    Dava açmaya yeteneÄŸi olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve iÅŸini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beÅŸ katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim ÅŸirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleÅŸmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluÅŸlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleÅŸmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.

    Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır.

  5. Cihan ELÇİ diyor ki:

    Avukat bey.Bakın ben mahkemeye mütalaa vermiyorum,duruÅŸmaya girme yetkim yok. Ancak ben diiekçe olarak her türlü dava dilekçesini hazırlıyorum ve dilekçe sahibi dilekçesini kendi imzalıyor ve ilgili makamına havale ediyor.DİLEKÇE yazmak suç deÄŸildir. Ben bura da temyiz dilekçesi,boÅŸanma dava dilekçesi,veya sanığın kendi dilinden dava hakkındaki yazılı beyanlarını yazarım ve bu yapmış olduÄŸum iÅŸ ile mahkemeye mütalaa vermenin alakası yoktur. Dilekçe sahibi bana bizzat kendi isteÄŸi üzere gelip iÅŸin yaptırmaktadır.Bu iÅŸleri yapmam ÅŸayet kısıtlanır ise,ozaman vatandaşın da hak arama özgürlüğü elinden alınmış olur ki, bu da avrupa insan hakları sözleÅŸmesi’nin ilgil maddesine aykırılık taşımaktadır.Yani yukarı da belirtmiÅŸ olduÄŸunuz mütalaa olayı saptırılmaktadır. ben duruÅŸmaya katılıp mütalaa vermiyorum. Ben dilekçe yazarım,fakat yazzdığım dilekçe ye sınır konulamaz. Sizin yukarıdaki beyanlarınıza aslın da kısmen katılıyorum. Evet. Bu iÅŸi anlamayan adliye önünde bir çok insan var ve aynen anlattığınız gibi bu iÅŸleri yapmaktadır. Fakat siz genelleme yaparak yazdığınız için size cevap vermek istedim ben. A.bey ben bu iÅŸi severek yapıyorum zaten ve avukat arkadaÅŸlarım da daima büroma gelip gider. Ancak ben kendimi öyle bir yetiÅŸtirdim ki,Avrupa İnsan hakları Mahkemesine dahi kendimce dava dilekçesi hazırlıyorum eksiksiz olarak.Ben ilkokul mezunuyum zaten eÅŸim ümiversite mezunu. Yukarıda belirtmiÅŸ olduÄŸunuz yasaları ben çok iyi bilirim avukat bey fakat sın olarak ben mahkemeye mütalaa vermiyorum ve sadece dilekçe yazıyorum. Bu yazdığım dilekçelerin hukuki sorumlılığu ise,dilekçe sahibi ile benim aramdadır ve buna kimse engel olamaz.Selamlar.

  6. Av. Şamil DEMİR diyor ki:

    Av. Kan m. 35: “… adli iÅŸlemleri takip etmek, bu iÅŸlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.

  7. Z.Öz diyor ki:

    Selamlar.Åžamil bey aslında haklısınız.Benim babam Adliye zabıt katibi emeklisi.Emekli olur olmaz ilçede avukat bulunmadığı için 16 yıl dava vekilliÄŸi yaptı.Bende yaklaşık 14 yıldır bu iÅŸin içindeyim.2 yıl önce 3 avukat ilçeye geldiÄŸi için Dava vekilliÄŸi görevi sona erdi.Bende bu esnada çekirdekten yetiÅŸerek,ilçede kendime göre bir piyasa oluÅŸturmuÅŸ durumdayım.Åžu an avukatlık asistanlığı yapıyorum.Ama arzuhalcilere de bu kadar yüklenmemek gerek.ama yinede arzuhalcide olsa belirli bir eÄŸitimin olması ÅŸart.Ne insanlar var yanlış bilgilere vererek insanları yanlış yönlendirirek hakları yenen.Ama okadar avukat gördümki bu iÅŸlerde.İcra masrafını vatandaÅŸtan alıp icra dosyasını açmayan yada icra masraflarını abartarak 25 liralık icra masrafına 200 lira isteyen.Vatanaşın parasını alıp davasını açtıktan sonra davaya girmeyerek müracata bırakan,müracaat süresindede davayı yenelemeyen ne avukatlar gördük.Tapu davalarında kök murisin nüfus kaydını çıkartıp mirasçılara tebligat çıkaracağına ölü kiÅŸiyi davalı gösteren :) neler neler.Neyse her kesimde bu ÅŸekilde bilinçsiz insanlar çıkabiliyor.Ben kendimi arzuhalci olarak görmüyorum.EÄŸitimli çekirdekten yetiÅŸmiÅŸ bin danışman yada bir avukat asistanı olarak görüyorum.ve iÅŸimden memnunum.Saygılar…

  8. saygılı diyor ki:

    Arzuhalcilerin adli işlemler yapması yasaktır. Dilekçe yazması yasak değildir. Daha önce avukatlar dava açmıştı bu konuda, fakat sonuç alamadılar. İsteyen olursa kararıda yazarız.

Cevap / Yorum Yaz