AVUKAT ŞAMİL DEMİR | ANKARA Rotating Header Image
Yazdır Yazdır

Hukuk Bürosu mu, avukatlık bürosu mu?

Sokakta yürürken kafamızı kaldırıp tabelalara baktığımızda bir çok “hukuk bürosu” tabelasıyla karşılaşıyoruz. Kimilerinde hukuk bürosu ibaresinden sonra sadece bir avukatın adı, kimilerinde ise büroda çalışan avukatların isim listesi bulunuyor. Bu uygulama o kadar yaygın ki neredeyse olağan kabul edilmekte. Ancak yürürlükte olan “reklam yasağı yönetmeliği” miz bu durumu da düzenliyor ve yasaklıyor…:

TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği

Madde 5 - … Aynı büroda birlikte çalışma halinde, avukatlardan birinin veya bir kaçının adı ve soyadı veya sadece soyadı yanında “avukatlık bürosu” ibaresinin ve avukatlık ortaklığı halinde de; ortaklık sözleşmesinde belirtilen ortaklığın adı ve unvanı yanında “avukatlık ortaklığı” ibaresinin de yer alması zorunludur…

Yönetmeliğimize göre, birlikte çalışan avukatların bürolarına verebilecekleri isim, avukatlardan birisinin ya da bir kaçının adı, soyadı olabilecek. Ancak yönetmelikte düzenlendiği gibi belirlenecek ad veya soyadların yanında sadece “avukatlık bürosu” ibaresi kullanılabilecektir. Aslında kanıksadığımız “hukuk bürosu” ibaresi bu yönetmelik düzenlemesine göre yasaklanmış durumda. Baro disiplin kurulu kararları da “hukuk bürosu” ibaresini kullanmanın reklam yasağı ihlali olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Her ne kadar yurt dışındaki örneklerden görmeye alıştığımız “law firm”, “law office” şeklindeki ifadelerin tam çevirisi “hukuk firması”, “hukuk bürosu” da olsa, yönetmelik Türkiye için kendine has bir düzenleme getirerek,  farklı bir uygulama tercih etmiştir. Bizim yönetmeliğimizde düzenlenen “avukatlık bürosu”  ibaresi de “advocacy office” olarak çevrilebilir. Ama ingilizcede hiç böylesi bir kullanıma rastlamadım. Ayrıca baro disiplin kurulları, tek başına çalışan avukatın kullandığı “hukuk bürosu” ifadesini, bu büronun, birden çok avukatın çalıştığı büro olarak algılanabileceği için, yanıltıcı nitelikte bularak disiplin cezası verebilmektedirler.

Hukuk bürosu ifadesinin yoğun kullanımı, yönetmelik hükmünün belirlediği “avukatlık bürosu” ifadesinin de dilimize yerleşmemesi karşısında “avukatlık bürosu” ibaresinin kullanılması ısrardan vazgeçmesi gerekir. Bir binadaki 20 avukatın tebelalarının 2/3 ünde ” X hukuk bürosu” yazıyorsa bu uygulamanın yerleşmediğini kabul etmek gerekir. Büro isimlendirilmesi konusunda kendisine hiç de itibar edilmeyen yönetmeliğin, diğer hükümlerinin saygınlığının sağlanması, kabul görmeyen konularda iyileştirme ve düzenleme yapılmasına bağlıdır.

İlgili diğer yazılar

Bir Yorum

  1. ender dedeağaç diyor ki:

    Değerli meslektaşım

    Sık sık anlattığım fıkrayı bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Bizim TBB miz ve barolarımız iyi mahalle çocukları halbuki, kural tanımayan meslektaşlarımız kavgacı mahallenin çoçukları gibi davranıyor. Bir kavga çıkınca ayırmak için bizimkilerde bizi karşı taraf da bizi tutuyor sonuçta dayak yiyen hep kurallara uyan oluyor.

    Hukuk bürosu vatandaş tarafından benimsenmiş iken hala olumsuz olanda direnmeyi anlamak mümkün değildir. Bunu uygulamaya koymak için yasal bir düzenlemeye bile gerek yok. Bir genel kurulda yada bir kaç disiplin kurulu kararında iki kavramında eş değer olduğuna karar verilir. Olur biter. Belki tam yasaya uygun bir çözüm olmaz ama günümüz uygulamalarına uygun bir çözüm olarak bize ve topluma yarar sağlar. Biz aramızdaki rekabetten kurtuluruz. Vatandaş ise ikisi arasında fark var mı ? sorusunun cevabını aramaktan.

    Size, yakında yaşadığım bir olayı da anlatmak isterim;TBB nin son genel kurulunda, avukatın, akdi vekalet ücretinden kaynaklanan KDV yükümlülüğü, bir meslektaşımız tarafından dile getirildi, üç başkan adayının hiç birinin söylemlerinde, broşürlerinde bu ve benzeri konulara yer verilmediği için, bir şey aramak ve yazmak istedim. Yazımı bitirip İnisiyatif.net sitesine gönderdiğimde, değerli meslektaşımız Sn. Hasan Aydın Tansu’dan bir kanun teklifine ilişkin metin geldi. Ben, bu gün bulunduğum, gerek fiili gerekse meslek yaşım nedeni ile KDV de yaşananları bilmediğim için ve bu tasarıdan haberim olmadığından dolayı kendimden utandım. Kanun teklifi, benim kanıma göre, avukatlığı çok sevdiğine inandığım eski baro başkanlarımızdan yeni parlementerlerimizden Sn. İsa Gök tarafından sunulmuş olup ve KDV ile ilgili sorunumuzu, hukuka, yürürlükteki diğer yasalara ve adalet ile günlük yaşamımıza uygun çözmeyi amaçlamış bir kanun teklifidir. Gerek biz avukatlar olarak gerekse barolarımız, bunun yasalaşması ile uğraşmayıp, günlük siyasetle hatta çekişmelerle uğraşmaya devam edersek, meslek geriler, meslektaşlarımızın büyük çoğunluğu, dürüst insanlar olduğu için aç kalır, ancak fırsatçı bir azınlık kaymak yemeğe devam eder. Özetle, bizlerde kavgayı ayırırken karşı tarafı tutalım ki bizim çoçukta kavga bitene kadar gereksiz yumruk yemesin eğer hakkı ise bir kaç tane daha atıversin. Ne dersiniz.
    Saygılarımla
    Av. Ender DEDEAĞAÇ

Cevap / Yorum Yaz