Telefon dinlemenin Türkiye kadar gündemde olduğu gelişmiş ülke sayısı azdır. Herkes bir şekilde dinlendiğini düşünüyor ama yapılan resmi araştırmalar kimsenin yasadışı dinleme yapmadığı sonucuna varan raporlarla sonuçlanıyor. Bir yandan da insanların özel görüşmeleri gazete manşetlerini süsleyebiliyor… Ülkemizde dinlemeyi adli ve idari amaçla devlet birimleri yaptığı gibi yasadışı olarak özel şirketler, kişiler ve çocuklar dahi yapabilmektedir.
En çok gündemde olan telefon dinleme türü de cep telefonu dinlemeleridir.Arama motorlarına “telefon dinleme” yazıldığından sadece bu konu için geliştirilmiş birçok yazılımın olduğu göze çarpmakta. Bu yazılım dinlenecek telefona manuel ya da mesaj yollanarak yüklenebilir. Yüklenen yazılımların ortak özeliği dinleme yapılacak telefon çaldığında yönlendirme yaparak bir nevi konferans görüşme sağlayarak dinleme yapılmasını sağlamasıdır. Söz konusu olan sadece bir yazılım olduğundan ve iyi niyetli ve yasal amaçlarla da kullanılabileceğinden üretilmesi ve pazarlanması da yasaklanamamaktadır.
Dinlemeyi sağlayan bir yazılım olduğuna göre bu tür dinlemeden korunmanın en iyi yöntemi cep telefonları için geliştirilmiş olan anti virüs yazılımları kullanmak olacaktır. Çoğu anti virüs yazılımı şirketi bilgisayarlar için geliştirilen yazılımlar yanında cep telefonları için geliştirilmiş anti virüs yazılımları da pazarlamaktadırlar. Cep telefonuna yüklenecek bu anti virüs yazılımı herhangi bir yolla telefona yüklenmeye çalışılacak olan dinleme yazılımının yüklenmesini engelleyecek ya da silecektir.
Bir diğer dinleme türü de havadaki cep telefonu frekansları yakalanarak yapılan dinleme türüdür. Bu tür dinleme ile, 20 – 30 bin dolara alınabilecek bir cihaz ve bir antenle, 40 km çapındaki bütün cep telefonu görüşmeleri bir dizüstü bilgisayara indirilebilir. Sadece bir görüşmeye kanca atılarak spesifik dileme de yapılabilir. Üstelik bu cihaza sahip olmak hiç de zor değildir. Her isteyen alabilir. Bu tür dinlemeyi ticari şirketler, yabancı istihbarat örgütleri ve buna ihtiyac duyan herkes yapabilir. Ankara’da bir yabancı büyükelçiliğin 40 km çapındaki bütün cep telefonlarını kaydettiğini düşünün…
Frekans yakalayarak yapılan dinlemeden korunmak da mümkündür. Korunmak için cep telefonuna yüklenecek kripto programları kullanılabilir. Kripto yazılımları sesi şifreleyerek anlaşılmaz hale getirir, konuşulan kişideki aynı program sayesinde de bu şifre çözülerek sesin tekrar anlaşılır hale gelmesini sağlar. Anlaşılacağı gibi kripto yazılımının telefon görüşmelerini korumak isteyen her telefonda yüklü olması gerekecektir. Tubitak sabit telefonlar için bir kripto programı geliştirmiştir. Bu programda yapılacak küçük bir değişiklikle cep telefonlarına uyumlu hale getirilmesi mümkündür. Aslında dinleme konusundaki bilinç gelişmesiyle ve yazılım talebinin artmasıyla birlikte yazılımcıların bu amaca yönelik yazılım yazmaları çok kolaydır. Şu anda piyasada satılan telefonlarda kripto özelliği olmamaına karşın, bazı rus malı telefonlar kripto yazılımı yüklü olarak satılmakta.
Bir başka dinleme türü de sim kartın kopyalanarak dinlenecek telefon ile aynı anda çalan bir telefonla yapılacak dinlemedir.
Kısacası parası ve ihtiyacı olan herkes istediği kişinin cep telefonunu dinleyebilir. Bahsettiğim imkânların varlığı karşısında, yasadışı yapılan dinlemelerin tamamının sorumluluğunu devlet birimlerine yüklemek de yerinde olmayabilir.
Tübitaktan Kriptolu Milli Cep Telefonu
Tubitak web sitesinde ürünler arasında “MİLCEP – Kriptolu Mobil Telefon” adıyla listelenen ama dizaynı teknik özellikleri, fiyatı ve kamuya satışının yapılıp yapılmayacağı konusunda henüz bilgi verilmeyen telefon büyük merak uyandırıyor. Ancak UEKAE bültenin incelenmesinden anlaşıldığı üzere bu cep telefonunun devlete ait hassas bilgilerin yabancı ellere geçmesini engellemek için üretildiği anlaşılıyor. Bu ifadeden üretilecek cep telefonlarının devlet birimlerince ve askeri kuvvetlerce kullanılmak üzere üretildiği sonucuna varılabilir. Bu konuda Sabah Gazatesinde yayınlanan habere göre:
TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE), tamamen özgün ve milli bir yazılımla kripto özellikli cep telefonu geliştirdi.
Yeni teknoloji, özellikle milli gizlilik içeren bilgilerin cep telefonları aracılığıyla güvenli paylaşılmasına olanak tanıyor. TÜBİTAK’ın Şubat ayı bülteninde yer alan haberde, Türkiye’nin de diğer bütün ülkeler gibi özellikle askeri alanda, hassas bilgilerin dışarıya karşı korunması için güvenli haberleşme altyapısına ihtiyaç duyduğu kaydedildi.TÜBİTAK UEKAE’nın, Türkiye’deki bu ihtiyaca yönelik 20 yılı aşkın süredir bilgi güvenliği alanında faaliyet gösterdiğinin belirtildiği haberde, ”TÜBİTAK UEKAE, ülkemizde üretilen hassas bilgilerin yabancıların eline geçmemesi için yüksek teknolojili güvenli haberleşme sistemleri geliştiriyor. Bu sistemler başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, tüm kamu, özel kurum ve kuruluşların hizmetine sunuluyor. TÜBİTAK UEKAE tarafından tamamen özgün ve milli olarak geliştirilmiş modern teknolojiler sayesinde, Türkiye’nin adı artık bilgi güvenliği alanında dünyanın sayılı ülkeleri arasında geçiyor” ifadelerine yer verildi.Haberde, günümüzün en popüler haberleşme araçlarından biri olan cep telefonları ile iletişimde, özellikle milli bilgilerin paylaşılmasının güvenli ve üçüncü kişilerin olası erişimine kapalı olarak gerçekleştirilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Haberde, bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik çalışmalarını 2006 yılında başlatan TÜBİTAK UEKAE ‘nın, kripto özellikli bir cep telefonu geliştirme projesini hayata geçirdiği belirtildi.
TÜBİTAK UEKAE tarafından tamamen milli olarak tasarlanan kriptolu cep telefonu sayesinde, milli gizlilik dereceli bilgiler cep telefonları aracılığıyla paylaşılabilecek. Cep telefonlarının haberleşmeye getirdiği tartışılmaz kolaylığın yanında güvenli haberleşme imkanının da eklenmesiyle, hassas bilgilerin güvenli olarak iletilmesi mümkün hale gelecek.
Yasadışı Telefon Dinleme TBMM Gündeminde
Yasa dışı dinlendiği iddiasının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, taslak raporunda, dinlemeye karşı önerilerde bulundu.
Taslak raporun “öneriler” bölümünde, haberleşmede meydana gelen dinleme, izleme ve istenmeyen çoğu durumun kullanıcıların bilgisizliğinden kaynaklandığının unutulmaması vurgulandı.
Haberleşme cihazı kullanan kişilerin “dinleniyorum” paranoyasından kurtulmaları, haberleşmelerini güvenli bir şekilde yapabilmeleri ve kullanıcıların konuya ilişkin bilgi birikimlerinin arttırılması için iletişim şirketleri, vatandaşlar ve ilgili kurumlar tarafından alınması istenen önlemler, taslak raporda şöyle yer aldı:
- Haberleşmede kullanılan cihazların tamir veya kullanım amaçlı olarak başkalarına verilmesinde dikkatli davranılması,
- Tanımadıkları kişi veya kuruluşlardan hediye olarak telefon makinesi, klavye veya elektronik cihazlar alınmamasına özen gösterilmesi,
- Özellikle tanımadıkları kişilerden gelen ya da içeriğinden şüphe edilen e-posta veya SMS paketlerinin kabul edip okunmamasına dikkat edilmesi,
- Şüphe edilen bazı durumlarda bilgisayar, telefon makineleri, pocket pc, blackberry gibi elektronik cihazların içerisine herhangi bir casus yazılım yüklenip yüklenmediğinin güvenli kişilere kontrolünün yaptırılması,
- İletişim şirketleri tarafından, yasal olmayan dinleme ve izlemeye karşı aldıkları tedbirlerin ve sistemlerinin güvenli olduğunun kullanıcılara bildirilmesi veya kamuoyuna açıklanması,
- İletişim firmalarının cep telefonlarında casus yazılım olup olmadığının test hizmetini verecek ortamları bayiliklerinde hizmete sunmaları.
Casus yazılım Programları
Sivil toplum kuruluşları ile kamu ve özel sektörün yasa dışı olarak iletişime müdahale konularında toplumu bilgilendirecek faaliyetlerde bulunmak suretiyle kullanıcıları duyarlı hale getirmeleri istenen taslak rapora göre, diğer öneriler şöyle:
- İletişim şirketlerinin haberleşmeyi sağladıkları network şebekesi üzerinden içerisinde casus yazılım bulunan e-posta veya SMS paketlerinin gönderilmesini engelleyecek yazılım programları (anti virüs) geliştirmeleri ve sorumlu olan birimlerce sistemin güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alınmasının temini,
- İçerisinde casus yazılımlar bulunan elektronik sistemlerinin, böcek tabir edilen radyo frekans vericilerinin ve özel amaçlı üretilen ses kayıt cihazlarının satışının engellenmesi veya izne tabi tutulması için ilgili kurumlar tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması,
- İletişim şirketleri veya internet servis sağlayıcılarının santrallerinde görevlendirilecek personelin seçiminde ve istihdamında gereken titizlik gösterilerek, söz konusu personelin belirli periyotlarla güvenlik tahkikatlarının yaptırılmasının sağlanması.
- İletişim şirketleri veya internet servis sağlayıcılarının kullandıkları santraller ile santral veri yedeklerinin güvenliğini (yurt içi ve yurt dışı) sağlayacak tedbirlerin alınıp alınmadığının denetiminin yapılması,
- Başta haberleşme olmak üzere önemli birimlerde kullanılan işletim sistemleri ile yazılım programlarının yerli firmalardan veya kurumların kendi Ar-Ge birimlerinden karşılanmasının teşvik edilmesi, kullanılan yazılımlar veya işletilen sistemlerin güvenlik testlerinin belirli aralıklarla test edilmesi ve oluşabilecek tehdit veya tehlikelerin giderilmesi gerektiği sonuçlarına varılmıştır.
A.A

casus telefon programları imei numarası bilinen telefonlara ve symbian işletim sistemi olan telefonlara yüklenebilmekte, devletin yapacağı dinlemeye tek çözüm telefon kullanmamaktır, Kriptolu telefon yazılımı denilen güvenlik sistemi ise sizin kendi telefonunuzdan yapacağınız görüşmelri şifreleyeceğiniz bir programdır yani 3. şahıs size gelen aramaları isterse dinleyebilmektedir teşekkür ederim
TELSİZ KANUNU
Kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan tüzelkişiler ile gerçek kişiler telsiz sistemleri
üzerinden kodlu veya kriptolu haberleşme yapamazlar. Bunu da telsiz kanunu şöyle açıklamaktadır. Aman diyeyim ki,kimse kriptolu telefon felan kullanmasın,bu tür cihazları kullanmak suç kapsamına girmektedir.
Telsiz Kanunu
“Madde 30 – Telsiz işleten kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzelkişiler,
cihazlarının yetkisiz kişilerin eline geçmesine ve bu kişiler tarafından kullanılmasına mani olucu
muhafaza tedbirleri almakla mükelleftirler.
Kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan tüzelkişiler ile gerçek kişiler telsiz sistemleri üzerinden kodlu veya kriptolu haberleşme yapamazlar.
Kamu kurum ve kuruluşlarının telsiz sistemleri üzerinden kodlu haberleşmesi Haberleşme Yüksek Kurulunun izni ve kararı ile yapılabilir.”
“30 uncu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak Haberleşme Yüksek Kurulunun izni olmaksızın telsiz sistemleri üzerinden kodlu haberleşme yapan veya yaptıranlar üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Bu bentte belirtilen fiilleri Anayasanın 120 nci maddesi gereğince ilan edilen olağanüstü halde veya sıkıyönetim veya seferberlik veya savaş halinde işleyenlere verilecek ceza bir misli artırılır.”
Yazida adi gecen milcep de sadece milli savunma bakanligi ve ilgili kurumlardan izin alan mercilerce kullanilabilmekte.