Televizyon dizilerindaki “action” bolluÄŸu, suçu, adliyeyi, tutuklamayı bol bol senaryolarına konu etmelerine neden oluyor. Tabi bu arada avukatsız da olmaz. İyinin de kötünün de avukatları var. İyi insanlar için melek yüzlü, kötü insanlar için de korkunç yüzlü çirkinleÅŸtirilmiÅŸ insanlar avukat rolü oynuyor. Ama hiç deÄŸiÅŸmeyen ve beni üzen bir durum var. Geçen bazı replikler… :
Hazırolda bekleyen avukata, bağırmayla fırça atma arasında kalan bir tonla,
- hemen ne gerekiyorsa yapın!
- acil olarak bu davayı açın!
- bu davayı en kısa sürede sonuçlandırın!
- bu da ne demek oluyor!
- ücretiniz neyse veririz!
deniyor…
Dizilerde bir avukat göründüğünde ÅŸimdi bizi yine ne hale sokacaklar, neye layık görecekler diye içim sıkılıyor. Ayrıca küçük bir araÅŸtırma bile yapılmadan saçma sapan diyaloglarla avukatın aÄŸzından bilgiler veriliyor. Hukuku televizyon ve dizilerden öğrenen insanlarımızın itibar edeceÄŸi bu yanlış söylemler, dönüp dolaşıp masamızın önünde bize bilgiçlik taslayan vatandaşın diline dolanıyor. Diziler bize çok zarar veriyor…

Bir avukat olarak bu husus beni de çok sinir ediyor.Avukatların hiçbir işi yok;gece gündüz o kişiye hizmet ediyor gibi tanıtılıyor.
Dizilerde hukuki diyaloglar yapılacağı zaman bir hukukçudan yardım alınmalı.