ANKARA
Konu : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) Tasarısı’nın Avukatlık Mesleğine Etkileri ve Alınması Gereken Önlemler Hk.
Açıklaması : Bilindiği üzere Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü tarafından HUAK tasarısı hazırlanarak görüşe açılmıştır. Kanun tasarısına yönelik olarak birçok Baro ve Üniversite tarafından görüşler hazırlanarak Kanunlar Genel Müdürlüğü’ ne gönderilmiştir. Gönderilen görüşler bu tasarının geri çekilmesi ile bir kısım değişiklikler yapılması istemleri arasındaki geniş yelpazede çeşitlilikler arz etmektedir. Ancak pek az görüş, oluşturulmak istenen Arabuluculuk mesleğinin Avukatlık mesleği üzerindeki muhtemel etkilerini derinlemesine tahlil etmiştir.
Hükümetin HUAK tasarısını yasalaştırma konusundaki iradesi, açıklanan Adalet Reformu 2008 Stratejisi Taslağı’nda da teyit edilerek ADR (Alternatif Uyuşmazlık Çözüm) yöntemlerinin yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemelerin yapılacağından bahsedilmiş, bu düzenlemeler arasında HUAK da sayılmıştır.
Avukatlık mesleğinin çıkarlarının bir devlet politikası olarak korunmadığı ülkemizde, yeni hukuk fakültelerinin açılmamasına, avukatlık sınavının yapılmasına dair isteklerimiz şimdiye kadarki siyasi iradelerin popülist yaklaşımları nedeniyle görmezden gelinmiştir. Bu tecrübeden çıkarmamız gereken sonuç; HUAK ‘na karşı, toptan reddeden ya da çözüm üretmeyen girişim ve itirazlarımızın geçmiştekilerle aynı kaderi paylaşacağıdır. Yaşanan bu tecrübeler de Avukatlık mesleğini temsil eden Barolar ve Birliğimizin, çıkarlarımızı korumak için daha aktif ve agresif önlemler ve girişimlerde bulunmasını gerekli kılmaktadır.
….
Daha HUAK ‘ın yasalaşması takvimi net olarak belli olmamasına rağmen, çeşitli dernek, vakıf ve üniversitelerin tasarıda öngörülen Arabulucu Eğitimi ‘ni vermek üzere yetkilendirilmek için, Adalet Bakanlığına başvurmak üzere müfredat ve kadro hazırlıkları yaptığına şahit olunmaktadır. Hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde arabulucuların akreditasyonunda, etik kurallarının belirlenmesinde ve eğitimlerde Barolar ve Barolar Birliklerinin etkin ve aktif rol aldığı düşünüldüğünde, Barolarımızın ve Birliğimizin bu konuda bir eylem planı hazırlaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Barolar ve Barolar Birliği de eğitim kurumu olmaya hazırlanmalı bu konuda çalışma grupları oluşturulmalıdır.
Yaşanan gelişmeler karşısında, Avukatlık mesleğinin çıkarlarının korunması için, Birliğimizin takınması gerektiğini düşündüğüm tavır ve bulunmasını gerektiğini düşündüğüm girişimlere dair önerilerinin dikkate alınmasını temenni etmekteyim.
Åžamil Demir
