ŞANLIURFA’da, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi 3’ncü sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Hüseyin Zengin, aşkına karşılık vermeyen sınıf arkadaşı ve aynı yaştaki Çağla Arin’i boğazını keserek öldürdü. Arin’in ev arkadaşı aynı fakültenin 4’ncü sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Seda Tunca’yı da bıçakla yaralayan Zengin, ardından intihar etmek için bıçakla kendi boğazını kesmi girişiminde bulundu.
Artık gazete okumaktan çekinmeye başladım. Sadece bugün bir genç annesini öldürdü, kız kardeşini ağır yaraladı. Yukarıdaki haber ise günün flaş cinayeti. Her kanalda bu cinayetlerin enine boyuna analizi…
İnsan Hayal edemediği şeyi yapamaz
Yukarıdaki söz üzerinde biraz durmak gerekiyor. Bu kadar çok vahşet haberinin yayınlanması, suça eğilimli veya suç işleyecek kadar zayıflamış iradeye sahip insanlar üzerinde acaba nasıl bir etkide bulunuyor? Bana kalırsa yapabileceği şeyin örneklerini görmek bir insana hiç olmadığı kadar cesaret veren bir durumdur. Başkasının yapması mümkünse ben de yapabilirim, onlar amaçlarına ulaştılar ben de ulaşabilirim, şeklinde bir düşünce sarmalına kapılıp fiillerini gereçekleştirme sürecine ivme katabiliriler.
Bu nedele saldırgan reyting mücadelesiyle bu tür haberleri gözümüze sokan yazılı ve görsel basın, bunu yaparken “Bize neler oluyor, Yine cinayet…” diye başlık atarsa samimiyetini iyice kaybetmiş oluyorlar. Bu tür haberler kişilerin ruh sağlığı gibi toplumların da ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Yazılı ve görsel basınımızı sorumlu yayıncılık anlayışına davet ediyorum. Yaşanacak her yeni cinayette, cesaret verdiğiniz insanlar rol oynuyor olabilir.

